M. Night Shyamalan'ın "Old" Filmi, Kayıp Bir "Twilight Zone" Bölümünü Andırıyor
Collider
Yazar ve yönetmen M. Night Shyamalan, 2020'li yıllara 2021 yapımı "Old" adlı varoluşsal gerilim filmiyle başladı. Bu film, Shyamalan'ın en zengin tematik ve kavramsal eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Daha önce hafif doğaüstü unsurlarla oynayan Shyamalan, özellikle "The Sixth Sense" ve eleştirmenlerce pek beğenilmeyen 2008 yapımı "The Happening" ile tanınmıştı. "Old", hızlı yaşlanmaya neden olan bir plajda geçen hikayesiyle, çocuklarından sakladıkları yıkıcı bir haberi gizleyen bir ailenin ölümle yüzleşmesini konu alıyor. Shyamalan'ın filmleri gibi, bu da ebeveynlik ve bilinmeyenle yüzleşme temalarını işliyor. Fransız grafik romanı "Sandcastle"dan uyarlanan film, aynı zamanda izleyicilere en büyük televizyon dizilerinden birine benzer bir deneyim sunuyor.
Shyamalan'ın son on yıldaki sinema anlayışı, büyük bütçelerden ve Hollywood gösterişinden uzaklaşıp tek mekanda geçen, çarpıcı yüksek kavramlara sahip filmler üretmeye yöneldi. Bu bağlamda, "Old", Rod Serling'in 1960'larda yarattığı "The Twilight Zone" adlı bilim kurgu korku antoloji dizisiyle benzerlikler taşıyor. Bu dizi, absürt, korkunç ve derin ironik temalarla sıkça oynuyordu. "Twilight Zone" bölümleri, genellikle izleyicinin beklentilerini alt üst ederken, bir dileğin yerine getirilmesi gibi durumların beklenmedik sonuçlarını da ele alıyordu. Shyamalan'ın en iyi işleri, bu tür bir alanda varlık gösteriyor ve kendisi de filmde aldığı stilistik ve anlatı riskleri için bu diziyi ilham kaynağı olarak gösteriyor.
"Old", masum bir başlangıçla açılıyor; tatilde olan bir aile, M. Night Shyamalan'ın 2023 yapımı "Knock at the Cabin" filmine benzer bir şekilde, çocuklarına ayrılacakları haberini saklıyor. Ebeveynler Prisca ve Guy (Vicky Krieps ve Gael García Bernal), bu tropik ada tatilinin çocuklar için bir teselli olmasını umuyor. Ancak Shyamalan'ın filmlerini izleyen çoğu izleyici gibi, onların başına gelecekleri tahmin edemiyorlar; plajda geçirdikleri gün, ne kadar zamanlarının kaldığını anlamalarını sağlıyor. Dominik Cumhuriyeti'nin geniş manzaralarını kullanarak karakterleri paradoksal bir şekilde izole eden Shyamalan, filmin COVID-19 pandemisi sırasında çekilmesi nedeniyle, pandemi hayatının genel kaygı ve huzursuzluğunu da yansıtıyor.