Devam filmleri, orijinal yapımın itibarını kolayca zedeleyebilecek riskli projelerdir. Ancak, bazı devam filmleri gerçekten başarılı olabilir ve izleyiciler tarafından sevilerek hatırlanabilir. Yine de, stüdyoların hangi projeleri yeşil ışıkla geçireceğini görmek bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Özellikle, kimsenin istemediği ve arkasında tutku olmayan devam filmleri, sadece kar elde etmek amacıyla varlık gösterir ve genellikle bu süreçte başarılı olamazlar.
Hollywood'un en büyük hatalarından biri, bazı projeleri bir kenara bırakmayı öğrenememiş olmasıdır. Bazen bir film yapmak yeterlidir ve devam filmi, hikayeyi karmaşık hale getirmekten başka bir işe yaramaz. Örneğin, Wrath of the Titans, 2009 yapımı Clash of the Titans'ın devamı olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, ilk film zaten olumsuz yorumlar almışken, bu devam filmi de benzer bir hayal kırıklığı yaratmaktan kurtulamıyor. Yunan mitolojisi, sinemada popüler olan birçok hikayenin ilham kaynağı olmasına rağmen, Hollywood'un bu mitolojilerden etkileyici hikayeler yaratmayı başaramadığı bir gerçek.
Wrath of the Titans, "o kadar kötü ki, iyi" olma özelliğinden yoksun bir devam filmi olarak dikkat çekiyor. İlk filmdeki absürt CGI Kraken ve Liam Neeson'ın Zeus performansı, Clash of the Titans'ı izlenebilir kılarken, Wrath of the Titans, Sam Worthington'a Perseus rolünde pek bir şey sunmayan, sıkıcı bir deneyim haline geliyor.
The Huntsman: Winter’s War ise, Kristen Stewart'ın rolünü tekrar oynamak istememesi nedeniyle oldukça saçma bir devam filmi olarak öne çıkıyor. İlk film, klasik masalın altını oyan bir bakış açısıyla kendini satmışken, devam filmi Chris Hemsworth'ın karakterini öne çıkararak sıradan bir fantezi macerasına dönüşüyor. Emily Blunt, Jessica Chastain ve Charlize Theron gibi yetenekli oyuncuların yer almasına rağmen, The Huntsman: Winter’s War'ın izlenebilir olmaktan uzak kalması, bu devam filminin ne kadar kötü bir fikir olduğunu gösteriyor.