Kuzeybatı Geçidi'ni bulmaya 320 kilometre yaklaşan Kraliyet Donanmasının kaptanları, bir deniz kazasıyla dehşet verici bir seçim yapmak zorunda kalır.
Buzda geçen uzun bir kıştan sonra açık denizi bulmaları için keşif ekipleri gönderilir. Ekiplerden biri, korkutucu bir keşifte bulunur.
Bir şeyin gemileri takip etmesiyle kaptanlar, seçeneklerini gözden geçirir; mürettebatlarına karşı görevlerinde birbirlerine olan güvenlerini sınarlar.
Gemilere yapılan kurnazca bir saldırı, adamların sıradan bir ayıyla mücadele etmediklerini ve bölgenin Inuit kültürünün hayatta kalmaları için bir anahtar olabileceğini kanıtlar.
Bilindik bir hastalık, keşfin en değerli kaynağını, kaptanın muhakeme yetisini tehlikeye atarken; tuhaf bir hastalık daha ortaya çıkar.
Erzakın bitmeye yaklaşmasıyla subaylar, mürettebatın bozulan moralini düzeltmek için bir parti vermeyi planlarken bir yandan da 1300 kilometrelik bir yürüyüşe hazırlanmaktadır.
Mürettebatın, güney yönündeki uzun kurtarma yürüyüşünün başlamasıyla bir dizi şaşırtıcı olay, içinde bulundukları durumun ne kadar hassas ve savunmasız olduğunu gözler önüne serer.
Bir subayın gizemli ölümü, mürettebatı paranoyaya sürükler. Crozier, bazı adamların ayaklanmayı düşündüğünü öğrenir.
Umut, farklı biçimlerde kendini gösterirken, mürettebatın hayatta kalmak uğruna neleri göze alacağı sorusu, hem asil hem de dehşet verici yollarla cevap bulur.
Keşif heyetinin efsanevi yolculuğu, mürettebatın Eskimo mitolojisiyle son kez yüzleşmesiyle doruğa ulaşır.











