Selim ve Akgün, Adalet Sitesi’ne, Canan’ın evinin tam karşısına taşınmıştır. Kara ailesinden sadece Altay, Selim’in bu sürprizini mutlulukla karşılarken, Canan ve Yağmur, kendilerini kandırılmış hissetmektedirler. Canan, Selim’in onun kararlarına hiç saygı duymadığını anladığından, Selim’e çok öfkelidir ve öfkesini içinde artık tutamamaktadır. Selim’e, onun oyununa gelmeyeceğini, onun için yalan söylemeyeceğini söyler. Ailecek bir araya geldikleri ilk gün çocuklar boşanacaklarını öğreneceklerdir. Selim, Canan’ı bu defa ikna etmenin hiç kolay olmayacağını fark eder. Tanıdığı en mutlu çiftten, Emel ve Metin’den ona yardım etmelerini ister. Emel, kız kardeşinin tarafını tutarken Metin, bacanağı Selim’e gizliden de olsa yardım edecektir.
Halil Sadi, Akgün’den Selim’in elindeki tanık Latif Coşkun’un yerini bulmasını ister. Karşılığında onun yurtdışına gitme isteğini yerine getireceğine söz verir. Yağmur, Kaan’dan ayrıldığı için üzgündür. Kaan ise dağılmış haldedir. Bu ayrılık iki anneyi karşı karşıya getirecektir. Bu arada Metin, Serap’ın kendisine tepkili olduğunu fark eder ve nedenini öğrenmeye çalışır. Selim ise yokluğunda Fatih’in kendi ailesiyle çok iç içe olmasını içine sindirememektedir. Üstüne Fatih’in Canan’a iş teklifini de duyunca deliye döner ve Fatih’in ofisine yaptığı bir ziyaretle teklifi geri çekmesi için ona baskı yapar. Ancak Canan’ın işe dönme konusunda ne kadar hevesli olduğunu görünce yaptığından pişmanlık duyan Selim, Canan için harekete geçer. Selim’in sevdikleri için verdiği çabayı gören Akgün çok etkilenir. Selim’e ihanet etmekle etmemek arasında, karar vermek zorunda kalacağı bir eşiktedir artık.
Akgün, Selim ve annesinin fotoğrafını görmüştür. Selim’e annesini tanıyıp tanımadığını sorduğunda Selim’in gerçekleri gizlemesi, Akgün’ün dünyasını başına yıkar. Akgün’ün öfkesi patlayacak yer ararken, Yağmur, Akgün’ün ani değişimini fark eder ve neler olduğunu öğrenmek ister. Yağmur’un Akgün’ün üzerine gitmesi ikisinin ilişkisini başka bir noktaya taşıyacaktır.
Canan, Akgün’ün gerçek kimliğini öğrenmiştir ve Selim’e çok kızgındır. Selim ve Akgün’ün gitmesini talep eden Canan, onlar gidene kadar çocuklarla beraber Emel’lere yerleşir. Selim, bir yandan Canan’ın boşanmak için tekrar harekete geçmesi, diğer yandan yaptığı operasyonun başarısız olması yüzünden çok gergindir. Selim başarısız operasyonu tersine çevirmek için baskın yaptığı uyuşturucunun peşine düşer, Akgün’ün de yardımını ister. Akgün ise Soner’in sıkıştırmasıyla Latif’in yerini öğrenmek ve Selim’in olanları ortaya çıkarmasını engellemek zorundadır. Yağmur, Akgün’ün kendisini öpmeye kalkmasını aklından çıkarmaya çalışırken aynı zamanda Akgün’den uzak durmaya çalışır. Ama Altay’ın annesinin kararından sonra kötü etkilenip ortadan kaybolması onu, yeniden Akgün’le yan yana getirir.
Latif’i öldürmek için sıkıştırılan Akgün, elini kana bulamamak için bir çıkış yolu ararken, Soner Akgün'ü Yağmur üzerinden tehdit eder. Selim ise her yerde kaçak tanığı Latif’i aramaktadır. Akgün bu çıkışsızlık içinde bir yol bulmalıdır... İçinde bulunduğu baskı haline daha fazla dayanamayan Akgün, kendisine daha önce annesi hakkında yalan söylemiş olan Selim'e patlar. Aralarında geçen tartışmada öğrendikleri Akgün’ü hiç tahmin etmediği bir yerden yakalar. Öte yandan Canan ve Selim yaşadıkları ayrılık acısına rağmen dik durmaya çalışsalar da iki taraf da yıkılmıştır. Canan'ın Selim'e kaçak tanığı Latif'le ilgili yardım etmesi acaba aralarını düzeltebilecek midir?
Selim’in tanığının ölümünden kendini sorumlu tutan Canan hala yaşadığı olayın etkisinden kurtulamamıştır. Selim Canan’ı teselli etmeye çalışsa da o da bu olaydan kötü etkilenmiştir. Akgün, Yağmur için endişelenirken kendi babasının ölüm haberini alır ve Selim’le beraber cenazeye katılmak üzere İstanbul’a giderler. Akgün babasını affetmeyeceğini söylemiş olsa da ölümü onu çok üzer. Ancak bu üzüntüsü yerini bir sürprize bırakacaktır. Cenaze dönüşü Selim hızla köstebeğin peşine düşerken Akgün ise Selim’e söylediği yalanların vicdan azabına dayanamaz ve temelli İstanbul’a dönmeye karar verir. Yağmur Akgün’ün bu kararını kabullenmek istemez. Akgün ise İstanbul’a dönmeden önce görülecek son hesabın peşine düştüğünde Selim’in köstebeğe hazırladığı tuzağa doğru yol aldığından habersizdir.
"Selim, Akgün'ün ihanetini öğrendikten sonra Akgün'ün hayatını cehenneme çevirmeye karar verir. Köstebeklikten tutuklayamayacak olsa bile adam yaralamadan mahkemeye çıkaracaktır. Fakat Selim görevden el çektirilmiştir, bunu başka bir savcı üzerinden yapması gerekmektedir. Akgün mahkemeye çıktığında ise kimsenin beklediği olmaz."
Selim, kendisine teslim olan Akgün’ün aslında kendisini kurtarmak için böyle bir yola girdiğini öğrenir. Aleyhindeki kanıtlar yüzünden Akgün’ün hapse gireceği kesin gibidir ve etrafta onun katil olduğu haberleri yayılmaktadır. Selim ani bir kararla, Akgün’ü polise vermekten vazgeçer ve bu süreçte Akgün’ü geçici olarak evinde saklayacak, gerçek katili adalete teslim edecektir.
Akgün ve Yağmur ayrılık sonrası yeni duruma alışmaya çalışmaktadırlar ama ikisi de acı çekmektedir. Akgün eline geçen fotoğrafın arkasında yatan hikâyenin peşine düşer ve ilk olarak Selim’i babasıyla görüşmek için ikna eder. Ama Selçuk Taşkın’ın fotoğrafa verdiği tepki çok sert olur. Akgün’ün içindeki şüphe artar. Kaan, Yağmur ve Akgün’ün ayrıldığını duyunca bu fırsatı kaçırmaz ve Yağmur’a yakınlaşmaya çalışır. Kaan’ın bu hamlesini öğrenen Akgün hesabını sormak üzere soluğu Kaan’ın yanında alır. Kaan ve Akgün arasında çıkan kavga; Fatih, Serap, Canan ve Selim’in de bulaşmasıyla adli bir vakaya dönüşür. Kavgayı fırsata çeviren Fatih, Akgün’ü mahkemeye verir. Selim ve Canan, Akgün’ü tutuklanmadan kurtarmak için birlikte harekete geçerler. Akgün’ün avukatlığını Canan üstlenir. Bu arada Selçuk Taşkın’ın Halil Sadi’yi aradığını öğrenen Selim bunun hesabını sormak için Selçuk’a gittiğinde sürpriz bir gerçeği öğrenecektir.
Akgün, cezaevine girmiştir. Selim, Akgün’ün hayatının cezaevinde güvende olmayacağının farkındadır. Halil Sadi’nin adamları, Akgün’ün peşini bırakmayacaktır. Canan ve Selim, bir an önce Akgün’ü cezaevinden çıkartmak için harekete geçerler. Ancak Akgün’ün en az duruşmaya kadar cezaevinde kalacağı kesinleşince, Akgün’ü içerde tek başına bırakmak istemeyen Soner de içeri girmeye kara verir. Akgün ve Soner içerde birbirlerini korurken, Akgün başka bir mahkumdan abisine dair bir bilgi elde eder.
Akgün, Gökhan’ın abisi olmadığından şüphelenip, onu hastanelik edene kadar dövdüğü için çok pişmandır. Gökhan’ın onu asla affetmeyeceğini düşünür ve kendini affettirmek için Gökhan’ın el konulan arabasını geri almaya karar verir. Soner ve Eray da Akgün’e yardımcı olacaktır. Diğer taraftan Yağmur, Gökhan’ı Akgün’le ilgili yumuşatmak için karşısına çıkar. Gökhan, Yağmur ve Akgün arasındaki bağın gücünü fark eder ve bundan hoşlanmaz. Gökhan’ın Akgün’ü yalnızlaştırmak için yapacağı hamle, Yağmur’un Akgün’le olan ilişkisini sorgulamasına yol açarken, Akgün de Gökhan’ın samimiyetini sorgulamaya başlayacaktır.
Doğum günü sonrasında kendisini Kara ailesinin bir parçası gibi hissetmeye başlayan Akgün, kabul edildiği ailenin kızı ile gizli gizli ilişki yaşamaktadır. Akgün Gökalp Taşkın bu durumu içine sindiremese de Selim'in yüzüne söylemesine bu defa Yağmur izin vermez. İlişkilerini kimseden izin almadan yaşayacaklardır. Her şeyin farkında olan Canan’ın Akgün'e tepkisi ise çok farklı olacaktır.
Akgün Yağmur’ a ne olduğunu öğrenmek için Gökhan’la yola çıkmışken, Selim emniyette rüşvet olayıyla ilgili ifade verir. Yağmur ve Kaan’ın kaza yaptığını kısa sürede öğrenince hastaneye koşarlar. Akgün olayın kendisine yapılan bir sabotaj olduğunu öğrenince yapanı bulup cezasını vermeyi kafasına koyar. Gökhan ise kimliğinin ortaya çıkmaması için sürekli tetiktedir. Yağmur uyandığında kaza anını hatırlayamaz. Kaan’ın durumu ise daha ciddidir. Gökhan için şimdilik tehlike geçmiştir. Akgün ve Selim olayın peşine düşerken Canan da olayın sabotaj olduğunu öğrenip Selim’e sakladığı için kızar. Selim’in görevden el çektirildiği haberi gelince Akgün’e daha fazla iş düşecektir. Akgün Soner ve Eray’ın yardımıyla sabotajcının peşine düşer. Kim olduğunu öğrendiği anlarda ise Gökhan, Yağmur’un olayı hatırlamak üzere olduğunu fark etmiş olup ona yanaşır. Gökhan kendisi için çemberin daraldığını anlayınca geri dönülmez bir yola girer.