Osmanlı Ordusu Yunanlıları harp meydanında yenmeyi başarmış, zafer coşkusu Sarayı sarmıştır. Ama Hatice ve Naime endişe içindedirler. Kemalettin Paşa dönen askerlerin içinde değildir. Sultan Abdülhamid, Yunanlıların teslim anlaşması için İngiliz ve Yunan Sefirleriyle masaya oturur. Sefirlerin amacı Abdülhamid’i masada oyuna getirip yenmektir. Osmanlı, hilafeti ezeli düşman olarak görenler işlerini şansa bırakmaz ve Abdülhamid’in karşısına Kralların, Çarların üstünde yeni bir düşman gönderir. Bununla birlikte küçük Şadiye Sultan’ın yanında Saraya melek yüzlü bir şeytan girer. Sultan Abdülhamid ve ailesi her yönden düşmanlarla çevrilmiştir. Kimi görünür, kimi görünmez düşmanlarla Abdülhamid’in nasıl baş edeceği seyirlik bir şölen olacaktır…
Sultan’a hazırlanan sinsi tuzak ve aksiyonu bol ajan avı heyecanı doruklara çıkartacak.
Abdülhamid akıllıca hamlelerle, Parvus'un planlarını alt üst eder.
Abdülhamid Mahmut’u bir kez daha huzurundan gönderir fakat Mahmut vazgeçmez.
Parvus, yerine geçtiği Gerfand’ın Abdülhamid’e gerçekleri anlatacağının paniğini yaşamaktadır. Fakat Sarayda sürpriz bir isim Gerfand’ı hatırlayacaktır… Ve bu Parvus’u büsbütün köşeye sıkıştırır.
Selim Paşa’nın hatırlamaya çalıştığı gerçeğin yer aldığı gazete, Abdülhamid’in elindedir. Parvus gerçek kimliğini gizlemeyi başaracak mı yoksa Gerfand gerçeği ortaya çıkacak mı?
Kemalettin ve Hatice için Firuze’nin elindeki mektup çok tehlikelidir!
Abdülhamid’in karşısında Parvus ve Amerikalılar'ın planladığı çok önemli bir mesele vardır. Ancak Hz. Osman’ın kılıcıyla bedenine zerk edilen ölümcül zehir nedeniyle rahatsızlanır.
Bidar Sultan Parvus’u ve Amerikalıları öfkeden çılgına çevirecek bir karar alır. Abdülhamid’in ölüm döşeğinde olması düşmanın ekmeğine yağ sürer.
Abdülkadir kendini aklamak için Mahmud Efendi'den yardım ister. Öte yandan Marco da, ismini Abdülhamid’e verip kendini deşifre eden Mahmud Efendi'yi öldürmek için harekete geçmiştir.
Abdülhamid’in emriyle idam gerçekleşmiş; Seniha Sultan da Mahmud Paşa’nın acısıyla kavrulmaktadır.
Varna’da camide ibadet eden Müslümanlar korkunç bir şekilde katledilir ve katliamı Bulgar Çeteleri yapmış gibi gösterilir. Bu katliamın emrini veren kişi tabii ki Parvus’tur.
Parvus’un yakalanması dünyayı ayağa kaldırır. Payitaht’ta ayaklanmalar olur. Sultan Abdülhamid dış ülkelerin baskıları, içeride ayaklanan tüccarlar ve gayrimüslim tebaa ile uğraşmak zorunda kalır.
Sultan Abdülhamid; Parvus’u idam ettirirken, karşı cephede ise Tahsin Paşa’nın "ipin ucunda" olduğundan habersizdir.
Sultan Abdülhamid Kudüs’ten toprak isteyen Herzl’a ağır bir karşılık verir. Herzl’ın Sultan Abdülhamid’e olan nefreti perçinlenirken, bir diğer düşman Parvus ise hain planlarına devam etmektedir.
Abdülhamid’in huzurunda suikasta uğrayan Wilhelm, Murad tarafından kurtarılır. Parvus, Sultan Abdülhamid ve Wilhelm iş birliğini bitirecek, hem de Sultan Abdülhamid’i lekeleyecek bir plan yapar.
Dilşad’ın Herz hayranlığı onu bir ihanetin içine çeker. Parvus, Dilşad’ın verdiği ipucuyla Wilhelm’i Sultan Abdülhamid’e karşı kendi safına çekmeyi başarır.
Demir yolu ve petrol anlaşmasında karar hisselerini almak için Abdülhamid’in paraya ihtiyacı vardır. Parvus önce Abdülhamid’in beklediği paranın önünü keser. Abdülhamid başka bir yol bulmaya çalışır.
Abdülhamid Duyun-u Umumiye'nin yaptığı karşı hamlenin şaşkınlığı ve öfkesi içindeyken, olayın Abdülkadir yüzünden olduğunu öğrenir ve deliye döner. Abdülkadir’in yaptıkları bardağı taşırmıştır artık.
Parvus, Abdülhamid’in kurduğu Ertuğrul Alayı’na karşı, Hüseyin’le birlikte bir hainler ordusu kurar. Abdülhamid’e bizzat kendi halkını düşman edecek, onları Hünkara karşı ayaklandıracak plan yapar.
Sultan Abdülhamid, kendini linç etmeye gelen, Parvus tarafından kandırılmıştır. Abdülhamid, memleketini satacağına, kaçıp gideceğine inandırılarak galeyana gelmiş olan halkını nasıl teskin edecektir?
Bidar Sultan ağabeyinin yaptığı hainliğe bir türlü inanamamaktadır. Abdülkadir’den dayısını bulmasını ister. Bunu öğrenen Seniha Sultan durumu Sultan Abdülhamid’e bildirir.
Sarayda, Murad’ın ve Hüseyin Paşa’nın idamlarının kasveti yaşanırken, Payitaht’ın başına büyük bir bela sarılmıştır. Abdülhamid bu belayla baş edebilmek için Fehim Paşa’yı görevlendirir.
Meyid, Abdülhamid’e Parvus’un sırlarıyla dolu olan kasadan bahseder. Vladimir ölürken bu gizli kasanın anahtarını Meyid’e vermiş, bu sayede Parvus’un ajanlarıyla kurduğu iletişim ağına ulaşılmıştır.
Sultan Abdülhamid, Parvus’un oyununu bozmuş, büyük bir katliamın olmasını engellemiştir. Bu sırada İngiltere’den Payitaht’a gelmiş olan ‘Çöl Tilkisi’ Gertrude Bell, Abdülhamid’in huzuruna çıkar.
Abdülhamid, Parvus’u bütün siyasi hamlelerinde mat etmekte ve Parvus giderek daha çok bilenmektedir. Parvus, Ruslar ve Bulgar çeteleri üzerinden oyununa devam etmektedir.
Abdülhamid keskin zekası sayesinde tiyatroda gerçekleşecek olan suikastın önüne geçip dünya harbinin çıkmasına engel olur. Aynı gece Fehim Paşa tiyatroda Parvus’u görmüş ancak emin olamamıştır.
Abdülhamid Arap öğrencilerin bombalı saldırıdan kurtulmasını sağlar. Ancak Gertrude Bell, bu durumu lehine çevirir, öğrencilere kendilerini öldürtmek isteyenin Abdülhamid olduğu yalanını söyler.
Parvus, canını Abdülhamid’in merhametine bırakırken aslında büyük bir oyunun da planını yapar.Abdülhamid’e hediye olarak getirdiği sandık, Pandora’nın kutusu gibi açıldığı an felaketleri ortaya saçar.
Abdülhamid, Parvus’un kendisine vermiş olduğu sandıktaki zehirli tozun etkisiyle hastalanırken, Parvus amacına yaklaşmaktadır. Pavrus, Abdülhamid’i tahttan indirecek kalkışmayı hızlandırır.