Zoey Clarke, San Francisco’da yaşayan oldukça zeki bir yazılımcıdır. Beklenmedik bir olay sonucu, bir anda etrafındaki insanların iç seslerini, istek ve arzularını müzikal bir şekilde duymaya başlar.
Zoey yeni yeteneğini nasıl kontrol altına alacağını çözmeye çalışırken, bir yandan en yakın arkadaşının ona olan hislerini, diğer yandan da iş yerinde yeni terfi ettiği takım liderliği rolünü yönetmeye çalışır.
Zoey patronu Joan'un kalbinin şarkısını duyduktan sonra, onun sorunlu evliliğine karışıp karışmamak konusunda bir karar vermek zorunda kalır.
Zoey, Mo'nun kendini içinden geldiği gibi ifade etmesine yardımcı olmaya çalışır. Bir yandan da kendisine neden bu gücün verildiğini sorgular.
İlk düetini dinledikten sonra, Zoey kardeşinin evliliğine biraz fazla müdahale eder. Leif iş yerinden olumsuz bir yorum alır. Maggie'ye ise çok cazip bir iş fırsatı çıkar.
Simon'ın nişan partisinde Zoey için işler biraz karmaşık hale gelir. Maggie dışarıda tek başına bir akşam geçirir ancak pek de planlandığı gibi gitmez.
Zoey, bazı acı gerçekleri kabul etmek zorunda kalır. Tobin, Leif'le arkadaşlığının sallantıda olmasından endişelenir. Mo hayatına giren insanla iletişim kurmakta zorlanır.
Zoey kötü haber aldıktan sonra, özel gücünde gizemli bir 'aksaklık' yaşar.
Zoey, ilişkiler devrilme noktasına geldiğinde sessizliğin bu kelimeleri daha yüksek sesle konuşabileceğini öğrenir. Zoey learns that silence can speak louder that words, as relationships come to a tipping point.
Zoey, kendini bir anda Simon, Max, Mo ve Howie ile büyük bir çatışmanın içinde bulur. Dördüncü ve altıncı katlardaki rekabet SPRQ noktasında gerilim yaratır.
Zoey, annesinin imkansız kararı vermesi için zekice bir yol bulmalıdır. Max ise beklenmedik bir şekilde Leif ile bağ kurar. Bu esnada Mo Eddie ile zorlu bir dönem geçirir.
Zoey, kötü bir şey olacağı hissinden kendini alamaz.













