Göçmen bir ailenin çocuğu olan genç Scorsese, Katolik Kilisesi ve çevresindeki şiddet dolu sokaklarda yetişir ve sinema onun kaçışı olur.
Scorsese, Robert De Niro ile ortaklığına başlar ve 1970'lerin sinema otoritesi hâline gelirken kişisel mücadelelerle yüzleşir.
Kızgın Boğa ile yeniden doğan ve Komediler Kralı ile fiyasko yaşayan Scorsese, küçük ölçekli çalışmayı öğrenir ve bir tutku projesinin peşine düşer.
Uluslararası tartışmalarla geçen çalkantılı bir dönemin ardından Scorsese, Sıkı Dostlar'da büyük bir başarıya ve yeni bir sinema vizyonuna ulaşır.
Leonardo DiCaprio ile ortaklığı Scorsese'nin kariyerini yeni zirvelere taşırken, hikâye anlatıcısı olarak mirası üzerine düşünür ve geleceğe bakar.