Bodrum ve Ege kıyılarında geçen bu bölümde Halikarnas Balıkçısı’nın sürgünle başlayan Ege yolculuğu ve kendine yeni bir yurt kurma hikâyesi ele alınıyor.
İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan bir mücadele hattı... Halide Edip Adıvar’ın edebiyatı, kadın kimliği ve Millî Mücadele yıllarındaki rolü üzerinden bir dönemin ruhu anlatılıyor.
İstanbul ve Burgazada’da geçen bu bölümde Sait Faik’in izini sürerken, kentin ve insanlarının onun edebiyatındaki yerini yeniden keşfediyoruz.
Urla’dan Ege’nin kasabalarına uzanan bu bölümde, Necati Cumalı’nın edebiyatı toprağın, emeğin ve insan hikâyelerinin içinden okunuyor.
Çukurova coğrafyasının merkeze alındığı bu bölümde, Yaşar Kemal’in eserlerinde Anadolu’nun nasıl bir edebiyat coğrafyasına dönüştüğü anlatılıyor.
Adalet Ağaoğlu’nun edebiyatı Nallıhan’dan Ankara’ya uzanan bir coğrafyada ele alınıyor.
Sabahattin Ali’nin izini sürerek Kaz Dağları’na uzanıyoruz. Dağlar, köy yolları ve zeytinlikler; onun edebiyatında doğa ile insan arasındaki derin ilişkiyi açığa çıkarıyor.
Bu durakta, Nâzım Hikmet’in dizelerinde memleketin sesi olan coğrafyanın izleri sürülüyor. Bir ozan olarak Nâzım Hikmet’in Anadolu coğrafyasıyla kurduğu güçlü bağ ele alınıyor.