Disturbia şimdi ücretsiz izlenebiliyor: 2007'nin Hitchcock tarzı gerilim filmi
Collider
2000'lerin ortasında yapılan bir stüdyo gerilim filmi, tam olarak ne olması gerektiğini biliyordu ve bunu aşırı komplike hale getirmedi. Senaryo basitti: Ev hapsinde olan huzursuz bir genç, komşusunun bir katil olabileceğine inanmaya başlıyor. Buradan itibaren film gerginliği adım adım artırıyor. Tasarımı şık, uygun yerlerde komik ve banliyö sıkıntısının gerçekten etkili bir korku unsuru olabileceğini anlamaya yeter derecede akıllıca. Şimdi bu film ücretsiz olarak izlenebiliyor.
Disturbia'nın çoğu cazibesini Shia LaBeouf'a (Transformers, Fury) borçludur; oyuncu, filmin ihtiyaç duyduğu tam türden huzursuz bir enerji veriyor. Genç oyuncular arasındaki diyaloglar ve içsel gerginlik arasında başarılı bir denge kuran film, cast üyeleriyle iyi bir uyum sağlıyor. Hitchcock etkisini gösterişli hale getirmeye çalışmaz; bu da filmin sorunsuzca işlemesinin nedenlerinden biri.
Kale Brecht rolünde LaBeouf, Ashley Carlson rolünde Sarah Roemer (Fired Up!, Hachi: A Dog's Tale), Ronnie Chu rolünde Aaron Yoo (21, Friday the 13th), Robert Turner rolünde David Morse (The Green Mile, 12 Monkeys), Julie Brecht rolünde Carrie-Anne Moss (The Matrix, Memento) ve Officer Gutierrez rolünde José Pablo Cantillo (Crank, Elysium) yer alıyor.
Disturbia, Alfred Hitchcock'un 1954 yapımı Rear Window (Arka Pencere) filminden ilham alınarak çıkarılmıştır. Sinema tarihinin başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Rear Window, James Stewart'ı bacağı kırıldığı için휠 sandalyesine mahkum olan ve iyileşme süresini komşularını gözlemleyerek geçiren bir fotografçı rolünde gösterir. Başlangıçta masum bir gözlem alışkanlığı olarak başlayan bu uğraşı, Jeff'in komşularından biri olan Lars Thorwald'un eşini öldürmüş olabileceğine inanmaya başladığında çok daha karanlık bir hal alır. Jeff, arkadaşlarının yardımıyla gerçeği araştırmaya ve ortaya çıkan korkunç suçları çözmeye koyulur.
Modern uyarlaması olan Disturbia, Hitchcock'un klasik sinema dili ile çağdaş gerilim tekniklerini başarıyla birleştiriyor. Komşu hakkında tereddütler yaşayan genç kahramanın paranoyası, izleyiciyi de belirsizlik içinde tutuyor. Film, sakin bir banliyö ortamının nasıl bir kabus arenasına dönüşebileceğini göstererek, Hitchcock etkisini uygun şekilde homaj niteliğinde kullanıyor.