Yapay zekâ şüphesi 2,4 milyon dolarlık romanın Hollywood yolunu kesti
Hollywood’un uyarlamak için peşine düştüğü Call Me, I’ll Hide the Body, daha kitapçı raflarına ulaşamadan hak krizinin merkezine yerleşti.
İlk romanıyla yayıncılık dünyasında büyük ilgi gören yazarın polisiye dosyası, ABD’de Minotaur/Macmillan Publishers’a satıldı. Roman ve devam kitabını kapsayan anlaşmanın değerinin 2,4 milyon dolar olduğu bildirildi. Uluslararası yayınevleri için ayrı bir açık artırma hazırlanırken UTA da film ve dizi haklarını potansiyel alıcılara sunmaya başladı.
Bu hızlı yükseliş, temsilcilerin eserin taslaktan tamamlanmış metne kadar geçirdiği süreci doğrulayamadıklarını açıklamasıyla kesildi.
14 yayınevinin yarıştığı dosya geri çekildi
Call Me, I’ll Hide the Body için İngiltere’de 14 yayınevinin katıldığı bir açık artırma süreci yürütülüyordu. Romanın ABD satışından sonra uluslararası yayın haklarına ve ekran uyarlamasına yönelik ilginin de hızla arttığı aktarıldı.
Europa Content adına yabancı hakları yöneten Sandy Hodgman, yayıncılara gönderdiği mesajda romanın dünyanın önde gelen yayın profesyonellerini etkilediğini ancak metnin başlangıcından son hâline kadar nasıl geliştiğini artık doğrulayamadıklarını bildirdi.
Hodgman, başvuru aşamasında olası yapay zekâ kullanımı konusunda inceleme yaptıklarını ve yazardan herhangi bir yapay zekâ aracına başvurulmadığı yönünde güvence aldıklarını belirtti. Buna karşın temsilciler bu güvenceyi destekleyecek yeterli doğrulamaya ulaşamadıkları için kitabı uluslararası pazardan çekti.
UTA’nın yürüttüğü uyarlama görüşmeleri de durdu
Romanın film ve televizyon haklarını pazarlayan UTA ile yayın haklarını temsil eden Europa Content’ın artık projede yer almadığı bildiriliyor. Böylece yalnızca yabancı dildeki kitap satışları değil, Hollywood’daki uyarlama süreci de askıya alınmış oldu.
Ortada henüz açıklanmış bir stüdyo anlaşması veya yönetmen bulunmuyordu. Ancak yayımlanmamış bir ilk romanın UTA tarafından sinema ve televizyon alıcılarına sunulması, projenin kitap anlaşmasının ötesine geçen ciddi bir ticari ilgi gördüğünü ortaya koyuyordu.
Hak alıcıları açısından temel sorun, metnin iyi ya da kötü bulunması değil; eserin tamamı üzerinde tartışmasız bir telif hakkı devri yapılıp yapılamayacağının belirsizleşmesi. Bir romanın yaratım süreci doğrulanamıyorsa yayınevleri, yapım şirketleri ve stüdyolar daha sonra karşılaşabilecekleri hak iddialarını da satın alma riski taşıyor.
Roman bir “ceset temizleyicisini” anlatıyor
Call Me, I’ll Hide the Body, Lagos’ta ceset ortadan kaldırma konusunda çalışan Femi Johnson adlı karakteri izliyor. Houston’a kimya doktorası yapmak için giden Johnson’ın geçmişteki becerileri, onu tehlikeli bir kartel operasyonunun içine çekiyor.
Polisiye ve kara mizah unsurlarını bir araya getirdiği belirtilen hikâye, kısa sürede yılın en dikkat çekici ilk roman anlaşmalarından birine dönüşmüştü. Metnin gördüğü yoğun ilgi, yapay zekâ şüphesinin ortaya çıkmasıyla aynı hızda dağıldı.
Yazar iddiaları kabul etmiyor
Yazar, romanı yapay zekâya yazdırdığı yönündeki suçlamayı reddetti. Elinde eserin gelişimini gösteren zaman damgalı taslaklar, el yazısı notlar ve tarihli WhatsApp mesajları bulunduğunu söyledi.
Ayrıca farklı yapay zekâ tespit araçlarının birbiriyle çelişen sonuçlar verdiğini savundu. Yazarın açıklamasına göre üretken yapay zekânın yaygınlaşmasından yıllar önce yayımlanmış bazı kitaplardan alınan bölümler de kullanılan sistemler tarafından yüksek oranda “yapay zekâ üretimi” olarak işaretlendi.
Bu savunma, eserin tamamen insan eliyle yazıldığını tek başına kanıtlamadığı gibi tespit araçlarının verdiği sonuçlar da yapay zekâ kullanımının kesin delili sayılmıyor. Şu aşamada doğrulanmış olan, temsilcilerin metnin üretim geçmişini güvenle onaylayamadıkları için satış sürecinden çekilmesi.
Kriz, yeni bir hak sorununu görünür hâle getirdi
Call Me, I’ll Hide the Body vakası, yapay zekânın yayıncılık ve Hollywood için yalnızca yaratıcı veya etik bir tartışma olmadığını gösteriyor. Milyonlarca dolarlık bir uyarlama anlaşmasında alıcının önce hikâyeyi değil, hikâyenin haklarını güvence altına alması gerekiyor.
Geçmiş taslakların, düzenleme kayıtlarının ve metnin nasıl oluşturulduğunu gösteren belgelerin doğrulanamaması; daha önce yayımlanmamış ve yazarı tanınmayan eserlerde ticari riski büyütebilir. Bu olayda da romanın yapay zekâyla yazıldığı kanıtlanmadan, yalnızca ihtimalin ortadan kaldırılamaması milyonlarca dolarlık yayın ve uyarlama zincirini durdurmaya yetti.
Call Me, I’ll Hide the Body’nin geleceği henüz kesinleşmiş değil. Yazarın sözünü ettiği belgeler bağımsız biçimde doğrulanırsa hakların yeniden satışa çıkarılması mümkün olabilir. Şimdilik Hollywood’un elinde senaryoya dönüşmeyi bekleyen popüler bir hikâye değil, yazarlığı tartışmalı hâle gelen ve telif geçmişi çözülemeyen bir dosya bulunuyor.







