Toy Story 5: Duygusal Anlar ve Yeni Tehditler

Collider

Article image
Toy Story serisi, genellikle film serileri devam ettikçe daha kötüleşip daha az gelir elde ederken, Toy Story için bu durum geçerli değil. 1995 yılında vizyona giren ilk film, animasyon dünyasını köklü bir şekilde değiştirdi. İkinci ve üçüncü filmlerinin de daha iyi olduğu iddia ediliyor. 31 yıl sonra, Toy Story 5, serinin tarihindeki en büyük açılışı gerçekleştirdi.

İzleyicilerin bu seriye geri dönmesinin nedeni oldukça basit; karakterlere ve hikayelere duyulan derin bağlılık. Toy Story filmleri bizi güldürürken, aynı zamanda duygusal olarak yıpratıcı anlar da sunuyor. Bu oyuncakların hayat bulması, nesiller boyunca hayranları gözyaşlarına boğdu. İlk Toy Story'nin listenin en sonunda yer alması, bu filmin sizi ağlatmayacağı anlamına gelmiyor; hala birçok yürek burkan anı barındırıyor.

İlk filmin konusu, Andy'nin yeni bir oyuncak olan Buzz Lightyear'ı (Tim Allen) alması etrafında dönüyor. Tüm düğmeleri ve havalı özellikleriyle, Buzz, basit Woody'den (Tom Hanks) çok daha heyecan verici. Andy ile birlikte olduğu süre boyunca Woody, ilk kez gözden düşüp terk edilmiş hissediyor. Buzz'ın trajik köken hikayesi de dikkat çekici; kutusundan yeni çıkmışken gerçek bir Star Command astronotu olduğuna inanıyor, ancak bir oyuncak olduğunu öğreniyor. Kendisinin kim olduğunu kabul etmek, Buzz'ı Woody ve diğer oyuncaklarla arkadaşlık kurduğu duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Toy Story 5'in, tanıtımından bile önce, belki de en hüzünlü hikaye kurgusuna sahip olduğu söylenebilir. Yeni bir rakip oyuncak fikri yeni değil, ancak bu sefer sevdiğimiz karakterler, en büyük tehdit olan teknoloji ile karşı karşıya. Geçmişten gelen oyuncaklar, hepsinin yerini almaya çalışan akıllı bir tabletle nasıl rekabet edebilir? Bu durum, gerçek hayatımızdan alınmış bir hikaye ile oldukça karamsar bir tablo çiziyor. Daha da kötüsü, Jessie ve Bonnie üzerindeki etkilerini izlemek. Bu oyuncakları çok seven çocuk büyüyor ve arkadaşları, hala bebeklerle oynayan bir çocuk olduğu için onunla alay ediyor. Yalnız kalan Bonnie, hepsini, en sevdiği Jessie'yi (Joan Cusack) bile reddediyor.

Terk edilmiş Jessie, eski sahibi Emily'nin evine geri dönüyor ve yıllar sonra onu asla unutamadığını anlıyor. Geçmişe dönüş yok, ancak Jessie, Emily'nin kızına ait bir beslenme çantası bulduğunda bir kapanış yaşıyor. Üzerinde çocuğun adı yazılı...