The Vampire Lestat'ta Şok Edici Geçmiş Detayları

Collider

Article image
The Vampire Lestat'ın ikinci bölümünde, Lestat de Lioncourt (Sam Reid) geçmişe dönerek izleyicilere ailesinin karanlık sırlarını açığa çıkarıyor. İlk bölümde Lestat, annesi Gabriella de Lioncourt (Jennifer Ehle) ile olan karmaşık ilişkisiyle başa çıkmaya çalışıyordu. "Toledo" bölümünde, Lestat'ın geçmişine dair önemli bir yolculuk başlıyor. Louis de Pointe du Lac (Jacob Anderson) isminin yeniden gündeme gelmesi, Lestat'ın kurduğu hayatı altüst ediyor.

Lestat'ın geçmişine dair bu yolculuk, 1772 yılına ve Fransa'nın Auvergne bölgesindeki de Lioncourt ailesinin malikanesine uzanıyor. Malikane, görkemli bir yapıya sahip olmasına rağmen, zamanla kötü bir duruma düşmüş. Lestat'ın yedi kardeşinden beşinin hayatta kalmadığı gerçeği, ailenin trajedisini daha da derinleştiriyor. Genç Lestat (Shepherd Munroe), yemek yerken babası (Peter Outerbridge) tarafından sert bir şekilde azarlanıyor ve abileri (Kaleb Horn, Rhys Alexander Phillips) tarafından alay konusu oluyor. Gabriella, Lestat'ın yanında oturarak odanın genel havasına karşı küçümseyici bir tavır sergiliyor.

Lestat'ın ergenlik döneminde, ailesinin baskıcı yapısı daha da belirgin hale geliyor. Babası, kiracılarının maddi taleplerine öfkeyle karşılık verirken, Lestat'ın eğlenceli aktiviteleri de eleştiriliyor. Gabriella, kocasına karşı çıkan oğluyla gurur duyuyor. Lestat'ın seslendirmesi, Gabriella'nın zoraki evliliğinin onun gençliğini nasıl feda ettiğini ve zekasını nasıl heba ettiğini vurguluyor. Gabriella, kitaplara gömülerek ve daha fazla çocuk doğurmamak için bir ebeye para ödeyerek hayatta kalmaya çalışıyor. Bu iki dışlanmış karakter, benzerlikleri ve iç şakalarıyla birbirlerine destek oluyor.

Ancak bu rahatlık, uzun sürmüyor. Lestat'ın kardeşleri, onun üzerinde baskı kurmaya devam ediyor ve bu durum, Lestat'ın içsel çatışmalarını daha da derinleştiriyor. Bu bölüm, Lestat'ın karmaşık geçmişinin izleyicilere daha iyi anlaşılmasını sağlarken, karakterin gelişimine de ışık tutuyor.