The Valley of Gwangi: Kayıp Dünyada Dinozorlarla Mücadele
Collider
Cowboys & Aliens gibi yapımların Batı geleneğini bilim kurgu unsurlarıyla harmanlamasından çok önce, bu türün farklı düşük bütçeli örnekleri izleyicilerin ilgisini çekmişti. Ancak, belki de en ilginç olanı, cowboy kahramanlarını bir zamanlar Dünya'da dolaşan dev sürüngenlerle karşı karşıya getiren, genellikle göz ardı edilen ve unutulmuş bir fantezi Western filmi olan The Valley of Gwangi. Eğer bu 1969 yapımı 96 dakikalık klasik hakkında daha önce hiç duymadıysanız, monster movie hayranlarının asla yeterince doyamadığı bu eseri izleyerek bu eksikliği giderebilirsiniz.
Film, 20. yüzyılın başlarında, "Vahşi Batı" döneminin bir tür nostalji haline geldiği bir zamanda başlıyor. Ünlü haydutların ve tanınmış kanun adamlarının günleri geride kalmış, Amerikan Batısı büyük ölçüde medeniyet tarafından sakinleştirilmiştir. Bu gerileme, "Buffalo Bill's Wild West Show" gibi gezici gösterilerin yanı sıra T.J. Breckenridge (Gila Golan) tarafından sunulan rodeo-sirk birleşimlerini de beraberinde getiriyor. Bu gösteriler Batı'nın efsanesini canlı tutmaya çalışsa da, izleyiciler artık daha sansasyonel ve fantastik şeyler aramaktadır. T.J. de bu noktada "El Diablo" adını verdiği, Eohippus olarak tanımlanan mini bir at benzeri yaratığı tanıtmayı hedefliyor.
Ancak bu minik at, olayların sadece başlangıcıdır. T.J., sevgilisi Tuck Kirby (James Franciscus), paleontolog Horace Bromley (Laurence Naismith) ve diğer birçok kişi, "lanetli" olarak adlandırılan Yasaklı Vadi'de bir "Kayıp Dünya" keşfederler. İşte burada, gerçek, yaşayan ve nefes alan dinozorlarla dolu bir habitatla karşılaşırlar. The Valley of Gwangi, Western film türünde alışılmadık bir yapım olarak öne çıkıyor ve izleyicilere unutulmaz bir macera sunuyor.