The Umbrella Academy: Tartışmalı Finaline Rağmen İkinci Şansı Hak Ediyor
Collider
Netflix, zaman zaman en geniş izleyici kitlesine hitap eden içerikler sunsa da, 2019 yılında The Umbrella Academy ile zirve hikaye anlatımına imza attı. Gerard Way ve Gabriel Bá'nın yaratıcı grafik romanından uyarlanan bu dizi, kaynağındaki tuhaflıkları başarıyla yansıttı. Elliot Page, Tom Hopper, Robert Sheehan ve Colm Feore gibi yıldızlardan oluşan kadrosuyla dikkat çeken dizi, izleyicilere alışılmışın dışında bir deneyim sundu.
Ancak, dizi 4. sezonda tartışmalı bir sona ulaştı ve bu, izleyiciler arasında bölünmelere yol açtı. Kardeşlerin kıyameti önlemek için verdikleri mücadele, nihayetinde boşuna gibi görünerek karamsar bir notla sona erdi. Game of Thrones gibi dizilerin sonları sonrası izleyicilerin edindiği deneyimlerden yola çıkarak, kötü bir sonun dizinin mirasını gölgelememesi gerektiği söylenebilir. The Umbrella Academy'nin sonu, önceki sezonların karakter derinliği ve hikaye kalitesini gölgelememeli.
Dizinin görsel tarzı ve keskin diyalogları, The Umbrella Academy'yi platformdaki diğer içeriklerden ayırıyor. Hikaye, 43 çocuğun, hamilelik belirtileri göstermeyen kadınlardan doğmasıyla başlıyor. Eccentric milyarder Reginald Hargreeves (Colm Feore), bu çocuklardan yedisini evlat edinerek, her birinin kendine özgü süper güçler geliştirmesine olanak tanıyor.
İlk sezon, Hargreeves'in ölümünün ardından bu evlat edinilmiş kardeşlerin bir araya gelmesini konu alıyor. Her biri, acımasız bir şekilde büyütülmüş olmanın getirdiği sorunlarla başa çıkmaya çalışıyor ve kıyameti durdurmak için bir aile olarak birleşiyorlar. Her sezon, önceki kıyamet senaryosunun etkilediği yeni bir sonu ele alıyor. Ancak, ikinci sezon, dizinin gerçek potansiyelini ortaya koyarak, karakterleri 60'lı yıllara geri gönderiyor ve hikayenin duygusal derinliğini artırıyor.