The Mummy’nin afişleri yasaklandı
Bir korku filmi afişi, seyirciyi ürkütme amacının yasal sınırını aştı.
Birleşik Krallık Reklam Standartları Kurumu ASA, Lee Cronin’in The Mummy filmi için hazırlanan ve Londra metrosu dahil çeşitli açık hava reklam alanlarında kullanılan afişler hakkında yapılan şikâyetleri karara bağladı. Kurum, tartışmalı tasarımın şikâyet edilen biçimiyle yeniden yayımlanmamasına hükmetti.
Afiş için 30 şikâyet yapıldı
ASA’ya kampanyayla ilgili toplam 30 şikâyet ulaştı. Bunların 28’i metro istasyonları ve reklam panolarındaki afişlerin hedefleme yapılmayan kamusal alanlarda sergilenmesine itiraz ediyordu.
Tasarımda başı eski semboller taşıyan kumaşlarla sarılmış, bir gözü şişerek kapanmış ve yüzü mumyalanmış görünen genç bir kadın yer alıyordu. Afişlerden biri Londra metrosunda kullanılırken başka bir reklam panosunun çocuk yuvasından görülebildiği tespit edildi.
ASA, görüntüyü “ölü çocuk” tasvirine benzetti
Kurul kararında karakterin gri ve solgun tenine, kurumuş dudaklarına, boş bakışına ve çökmüş yüz hatlarına dikkat çekildi.
ASA’ya göre bu ayrıntılar, başın etrafındaki kefeni andıran kumaşla birleştiğinde ortaya gerçekçi bir “ölü çocuk” izlenimi çıkarıyordu. İnsan yüzünün açık biçimde tanınabilmesi de görüntünün fantastik ve uzak bir canavardan çok gerçek bir bedene benzetilmesine neden oldu.
Kurum, afişlerin okulların 100 metre yakınına yerleştirilmediğine dair açıklamayı dikkate aldı ancak bunun yeterli olmadığına karar verdi. Reklamların çocuklar dahil herkesin görebileceği hedeflenmemiş alanlarda bulunması, yasağın temel gerekçesi oldu.
Warner Bros.: O karakter ölü değil
Warner Bros. ise posterde görülen karakterin ölü bir çocuk olmadığını savundu.
Stüdyonun açıklamasına göre karakter, çocukken kaçırıldıktan yıllar sonra ailesine genç bir kadın olarak geri dönen “yaşayan bir mumya”ydı. Yüzünün nötr bir ifadeye sahip olduğu, açık kalan mavi gözünün yaşamı çağrıştırdığı ve afişte şiddet, kan, tehdit ya da tabut görüntüsü kullanılmadığı belirtildi.
Warner Bros. ayrıca tasarımın Londra metrosundaki reklam alanlarını yöneten kuruluş tarafından önceden kabul edildiğini ve korku filmi afişlerinin okulların yakınına yerleştirilmemesi için özel talimat verildiğini söyledi.
Ancak ASA, filmin hikâyesinde karakterin hayatta olmasının afişe dışarıdan bakan bir çocuğun göreceği görüntüyü değiştirmediği sonucuna vardı.
Filmin bütün reklamları yasaklanmadı
Karar yalnızca tartışmalı açık hava afişleri için verildi. The Mummy’nin televizyon ve Prime Video’da gösterilen tanıtımları yasak kapsamına alınmadı.
Televizyon reklamı saat 19.30’dan sonra yayımlanma şartına sahipti; Prime Video’daki reklam ise saat ve yetişkin izleyici hedeflemesiyle sınırlandırılmıştı. ASA, bu önlemlerin küçük çocukların reklamlarla karşılaşma ihtimalini yeterince azalttığına karar verdi.
Kurum ayrıca afişlerin çocuk kaybını küçümsediği veya devam eden savaşlarla ilgili hassasiyetleri istismar ettiği yönündeki itirazları kabul etmedi. Görüntü şoke edici ve bazı kişiler için rahatsız edici bulunsa da afişte film adının açıkça yazması nedeniyle bunun bir korku filmi reklamı olduğunun anlaşılacağı belirtildi.
Korku afişinin başarısı aynı zamanda sorununa dönüştü
The Mummy’nin tanıtımı, korku filmlerinin en eski pazarlama yöntemlerinden birini kullanıyordu: Filmin tonunu tek bir rahatsız edici görüntüyle seyircinin zihnine yerleştirmek.
Ancak afiş sinema salonunda, korku dergisinde veya yetişkinlere hedeflenen dijital bir reklamda değil; çocukların kaçınma şansı bulunmadan görebileceği metro istasyonları ve açık hava panolarında kullanıldı. ASA’nın çizgiyi çektiği yer de görüntünün korkutuculuğundan çok bu kontrolsüz görünürlük oldu.
Sonuç olarak afiş, bir korku filmi için amaçlanan etkiyi fazlasıyla yarattı: İnsanları rahatsız etti. Fakat bunu yanlış yerde yaptığına karar verildi.







