Şarkıcı John Legend, Harry Belafonte'ye hayat verecek
John Legend, müzik ile siyasi mücadelenin birbirinden ayrılamadığı bir tarihî dönemi beyaz perdeye taşımaya hazırlanıyor.
Oscar, Grammy, Emmy ve Tony ödüllü sanatçı, The Road Home filminde müzisyen ve insan hakları savunucusu Harry Belafonte’yi canlandıracak. Filmin yönetmen koltuğunda Dreamgirls, Gods and Monsters ve Kiss of the Spider Woman ile tanınan Bill Condon oturuyor.
Çekimleri Güney Afrika’da devam eden yapımın merkezinde ise Belafonte değil, Güney Afrikalı caz trompetçisi ve apartheid karşıtı aktivist Hugh Masekela bulunuyor. Masekela’yı Thabo Rametsi, Miriam Makeba’yı Cynthia Erivo, Paul Simon’ı Johnny Flynn ve Başpiskopos Trevor Huddleston’ı Guy Pearce canlandıracak.
John Legend, Harry Belafonte’yi şahsen tanıyordu
John Legend, rolünün açıklanmasının ardından Harry Belafonte ile kişisel ilişkisine dikkat çekti.
Belafonte’yi arkadaşı, akıl hocası ve adalet mücadelesindeki çalışma arkadaşı olarak tanımlayan Legend, onun sanatçı kimliğini siyasi sorumluluğundan hiçbir zaman ayırmadığını söyledi. Belafonte’nin kendisi ve sonraki kuşaklar için bir standart oluşturduğunu belirten sanatçı, bu rolün kendisine emanet edilmesini ayrıcalık olarak gördüğünü ifade etti.
Legend daha önce de Belafonte’nin ölümünün ardından yaptığı açıklamada onun yalnızca başarılı bir şarkıcı olmadığını; sanatından, gelirinden ve kamusal gücünden sivil haklar hareketini desteklemek için yararlandığını vurgulamıştı.
Bu kişisel bağ, oyuncu seçimini yalnızca iki müzisyen arasındaki fiziksel veya sahne benzerliğine dayanan bir karar olmaktan çıkarıyor. Legend, kendisine yol gösterdiğini söylediği bir sanatçının müzikle aktivizm arasında kurduğu ilişkiyi canlandıracak.
Film bir Harry Belafonte biyografisi olmayacak
John Legend’ın katılımına rağmen The Road Home, Harry Belafonte’nin hayatını başından sonuna anlatacak klasik bir biyografi filmi değil.
Hikâye, ülkesinden sürgün edilen Hugh Masekela’nın 1980’lerde yaşadığı siyasi ve sanatsal ikileme odaklanıyor. Masekela, bir tarafta apartheid rejimine karşı uygulanan kültürel boykotu savunan akıl hocası Başpiskopos Trevor Huddleston, diğer tarafta ise arkadaşı Paul Simon ve onun Güney Afrikalı müzisyenlerle hazırladığı Graceland albümü arasında kalıyor.
Filmin resmî hikâye özetine göre Huddleston’ın öncülük ettiği apartheid karşıtı hareket, Paul Simon’ı Birleşmiş Milletler’in Güney Afrika’ya yönelik kültürel boykotunu ihlal etmekle suçluyor.
Masekela ise müziği mücadelenin önünde bir engel olarak değil, apartheid karşıtı mesajı dünyaya ulaştırabilecek güçlü bir araç olarak görüyor. Sanatçı, Miriam Makeba ile birlikte Güney Afrika’nın sesini uluslararası dinleyiciye taşıyacak bir müzik topluluğu oluşturuyor.
Graceland’ın başarısı kadar yarattığı tartışma da anlatılacak
The Road Home, Paul Simon’ın 1986 tarihli Graceland albümünü yalnızca müzikal bir başarı hikâyesi olarak sunmayacak.
Albüm, Güney Afrikalı müzisyenlerin ve ülkedeki müzik türlerinin dünya çapında tanınmasında önemli rol oynarken kayıt sürecinin apartheid rejimine uygulanan kültürel boykotu zayıflatıp zayıflatmadığı konusunda büyük bir tartışma yaratmıştı.
Filmin çatışması da tam olarak bu noktaya yerleşiyor: Baskıcı bir rejimle kültürel ilişki kurulmasını engellemek için uygulanan boykota bağlı kalmak mı, yoksa aynı rejimin susturduğu sanatçıların sesini müzik aracılığıyla dünyaya duyurmak mı?
Masekela’nın iki taraf arasında kalması, yapımı bir albümün hazırlanışını anlatan geleneksel müzik filminden ayırıyor. Hikâye, sanatın siyasi kriz dönemlerinde tarafsız kalıp kalamayacağını ve bir sanatçının yaptığı işin sonuçlarından ne ölçüde sorumlu olduğunu sorgulayacak.
Bu nedenle Johnny Flynn’ın canlandırdığı Paul Simon’ın filmde yalnızca dünyaca ünlü bir müzisyen olarak değil, kararları tartışmanın merkezinde bulunan bir figür olarak gösterilmesi bekleniyor. Yapım ekibi, filmin tarihî olayları hangi bakış açısından yorumlayacağını henüz ayrıntılı olarak açıklamadı.

Cynthia Erivo, Miriam Makeba’yı canlandıracak
Filmin başlıca rollerinden birini Cynthia Erivo üstleniyor.
Erivo, apartheid karşıtı açıklamaları nedeniyle uzun yıllar ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kalan ve “Mama Africa” adıyla tanınan şarkıcı Miriam Makeba’yı canlandıracak. Makeba, filmde Masekela’nın hem hayat boyu süren yaratıcı ortağı hem de Güney Afrika’nın sesini dünyaya duyurma girişimindeki en önemli yol arkadaşı olarak yer alacak.
Yapım için Masekela ve Makeba’nın eserlerinin yeni kayıtları da hazırlanıyor. Müzik yapımcısı Hilton Rosenthal, iki sanatçının kataloğundan seçilecek parçaların film müzikleri için yeniden kaydedilmesini yönetecek.
Bu yönüyle The Road Home’da müzik yalnızca dönem atmosferi sağlayan bir unsur olmayacak. Karakterlerin apartheid karşısında nasıl mücadele edilmesi gerektiğine ilişkin farklı görüşlerini temsil eden temel anlatım aracına dönüşecek.
Guy Pearce kültürel boykotu savunan isim olacak
Guy Pearce, Hugh Masekela’nın akıl hocalarından biri olan Başpiskopos Trevor Huddleston rolünde seyirci karşısına çıkacak.
Filmin resmî özetinde Huddleston, apartheid rejimine karşı sert kültürel boykot uygulanmasını savunan ve Paul Simon’ın Güney Afrikalı müzisyenlerle çalışmasına karşı çıkan hareketin öncülerinden biri olarak konumlandırılıyor.
Hikâyenin temel kişisel çatışması da Huddleston ile Masekela arasındaki görüş ayrılığından doğacak. İki karakter aynı rejime karşı mücadele etse de sanatın bu mücadelede nasıl kullanılması gerektiği konusunda farklı taraflarda duracak.
Bu nedenle film basit bir “özgürlük yanlıları ve apartheid destekçileri” karşıtlığı kurmuyor. Aynı siyasi amacı paylaşan insanların yöntem, boykot ve kültürel iş birliği konusunda nasıl ayrıştığını anlatıyor.
Senaryo Hugh Masekela’nın mirasından yararlanılarak yazıldı
The Road Home’un senaryosunu The Mauritanian ve United 93 filmleriyle tanınan Michael Bronner kaleme aldı. Hikâyenin geliştirilmesinde Güney Afrikalı yazar Zakes Mda da yer aldı.
Bronner, proje için Hugh Masekela Heritage Foundation tarafından görevlendirildi. Vakıf, senaryo sürecinde Masekela’nın yaşamı, düşünceleri ve siyasi yaklaşımı hakkında yapım ekibine bilgi sağladı. Bronner’ın hazırlık sırasında Paul Simon ile kapsamlı görüşmeler yaptığı da açıklandı.
Bu iş birliği, filme Masekela’nın cephesinden güçlü bir tarihsel temel sağlayabilir. Ancak Paul Simon’ın da araştırma sürecine katılması, hikâyenin tartışmanın yalnızca tek tarafını aktarmamayı amaçladığını gösteriyor.
Filmin sonuçta hangi görüşe daha yakın duracağı, kültürel boykotu mu yoksa müziğin sınırları aşan gücünü mü öne çıkaracağı gösterime kadar bilinmeyecek.
Çekimler Güney Afrika’da devam ediyor
The Road Home’un çekimleri Cape Town başta olmak üzere Güney Afrika’daki farklı bölgelerde gerçekleştiriliyor.
STUDIOCANAL’ın ilk yapım duyurusunda filmin yaklaşık 300 yerel ekip çalışanına ve kalabalık sahnelerde 3 bin 500’e kadar figürana istihdam sağlamasının planlandığı açıklanmıştı. Yapımın yaklaşık bütçesi ise 300 milyon Güney Afrika randı olarak duyurulmuştu.
Filmi STUDIOCANAL, Flora Films ve Güney Afrikalı ortak yapımcı Blue Ice birlikte hazırlıyor. STUDIOCANAL finansman tarafında da projede yer alırken yapımcı kadrosunda Laura Bickford, Michael Bronner, Greg Yolen ve Anant Singh bulunuyor.







