Ocarina of Time Remake Endişeleri

Screen Rant

Article image
The Legend of Zelda, 40 yıllık geçmişiyle birçok ikonik unsuru barındırıyor, ancak zamanla önemli değişimler geçirdi. Nintendo Switch 2 için yeniden yapım olarak geri dönen The Legend of Zelda: Ocarina of Time ile ilgili endişelerim var; özellikle serinin son dönem yeniliklerinin klasik oyunun bazı yönlerini olumsuz etkileyebileceğinden korkuyorum.

Ocarina of Time, serinin 3D formülünü belirleyen bir yapım oldu ve 1998'deki orijinal versiyonu hala oldukça etkileyici olsa da, günümüz standartlarına göre oldukça eski. Teknik sınırlamalar nedeniyle, oyunun görev ve macera anlayışı oldukça geleneksel. Zelda'nın yapısı, Skyward Sword ve A Link Between Worlds ile geliştirilmiş olsa da, Breath of the Wild, Ocarina of Time'daki temel tasarım prensiplerini zayıflatabilecek önemli bir özelliği tanıttı.

Breath of the Wild, serinin gerçek anlamda açık dünya deneyimi sunan ilk oyunu oldu ve modern macera oyunlarının temel unsurlarını benimsedi: görev günlüğü ve işaretleyiciler. Bu özellikler Tears of the Kingdom'da da yer aldı ve serinin en yeni ana oyunu Echoes of Wisdom'da da mevcut. Görev günlüğü, Hyrule'daki çeşitli karakterlerin Link ve Zelda'dan yardım istemesi nedeniyle her üç oyunda da gerekli bir unsur. Ancak görev işaretleyicileri, açık dünyayı gereksiz hale getirebilecek kadar oyunu basitleştirebilir.

Ocarina of Time'daki en ikonik yan görevlerden biri, Biggoron's Kılıcı'nı elde etmek için yapılan ticaret dizisidir. Bu görev, esasen bir geçiş bulmacasıdır; en zor bölümler, belirli bir süre içinde bir yerden bir yere ulaşmanızı gerektirir. Ancak, belirsiz talimatlarla birkaç hedefin olması, bu görevi özel kılan unsurlardan biridir. Örneğin, Cucco Lady'den aldığınız mavi tüyleri olan Cojiro adlı Cucco'yu elde etmek için yapılan ilk ticaretlerden biri, Link'e Cojiro'nun eski sahibi olan kardeşiyle ilgili bir bilgi veriyor.