İnternet Christopher Nolan'ın 'The Odyssey' Fragmanı Hakkında Tamamen Yanılıyor
Collider
Christopher Nolan'ın Oppenheimer'ın ardından beklenen yeni projesi The Odyssey'in fragmanı yayınlandıktan sonra sosyal medya platformları eleştiri dalgasına maruz kaldı. Fragman, Homeros'un Odysseia'sının uyarlaması olan bu muazzam yapımın ilk uzun görüntüsünü izleyicilere sunmasına rağmen, internetteki tepkiler coşkudan ziyade hayal kırıklığı ve hoşnutsuzluk yönünde ilerledi. Yapımda Odysseus rolünde Matt Damon, Telemachus rolünde Tom Holland, Penelope rolünde Anne Hathaway ve Antinous rolünde Robert Pattinson rol almaktadır. Oysa Nolan'ın bu çalışması sinematik izleyici kitlesine sunulan yüksek bütçeli bir olay olarak kendini kanıtlamaya hazırdır.
Sosyal medya tepkilerinin ana odağı, "dad" ve "daddy" gibi modern İngilizce kelimelerin fragmanda kullanılması ve oyuncuların Amerikan aksanında konuşmasıdır. Bazı izleyiciler, antik Yunan döneminde geçen bir hikayede bu kadar çağdaş diyaloglara yer verilmesinin inandırıcılığı bozduğunu öne sürmektedir. Ayrıca Odysseus'un "Let's go!" şeklinde seslenmesi ve farklı etnik kökenlerden oyuncuların seçilmesi, geleneksel bir kılıç-sandal destanı bekleyenler tarafından eleştirilmiştir. Bazıları ise ünlü Hollywood yıldızlarının bu rolleri oynamasını cosplay olarak nitelendirmektedir.
Stephen Colbert'in talk show'unda Nolan, filmiyle izleyicilere antik metni "taze" bir bakış açısıyla yaklaşma fırsatı vermek istediğini ifade etmiştir. Yönetmen, bu kadar eski ve klasik bir metinle sanat camiasının geleneksel anlatı yapısına dayandığı için adaptasyonun özgür yoruma açık olması gerektiğini belirtmektedir. Homeros'un Odysseia'sı, tarihsel bir olaya dayansa da temelinde bir kurgusal eserdir ve dolayısıyla katı tarihsel doğruluk yüküne sahip değildir. Nolan, bu efsanevi hikayeyi günümüz için uyarlamak adına yaratıcı vizyonunu uygulamaktadır.
Dil ve diyalog modernizasyonu, Nolan'ın yapımlarının geniş bir kitleye hitap eden megagösterim blokastaş olması göz önüne alındığında akılcı bir seçim görünmektedir. Tarihsel metinlerin uyarlamasında dil ve aksanın değiştirilmesi yeni bir durum değildir. Gladiator gibi yapımlar izleyicileri antik tarih ile İngilizce aksanını ilişkilendirmeye yönlendirmiş, The Last Duel ve Paths of Glory gibi filmler ise oyuncularının kendi aksanlarında konuşmalarına izin vermiştir. Oyuncuların antik Yunanca konuşmaması durumunda yapay bir ses taklidi çabalamak komik görünecektir.
Nolan, en son ve belki de en büyük başarısı olan, Best Picture ödülü almış Oppenheimer filminden çıkmış durumdadır. Fragmandaki eleştiriler diyalog ve aksanlara odaklanırken, Nolan'ın imzası olan epik görkem ve iç açıcı görsel şovu gözden kaçırmaktadırlar. Fragmanda, Nolan'ın pratik efektlere sadık kaldığı ve el yapımı sanat tasarımları kullanıldığı açıkça görülmektedir. Interstellar ve Oppenheimer'da sunulan operatik ağırlık ve duygusal derinlik, bu haksız yere eleştirilen fragmanda da hissedilmektedir. Eğer Nolan atom bombası yaratımı hakkında 3 saatlik bir biyografik filmi büyük ölçekli bir blockbuster'a dönüştürebiliyorsa, anacronistik diyalogu başarıyla yönetebileceğine güvenmek akılcı olacaktır. En önemlisi, bir filmi vizyona girmeden önce fragmanına dayanarak yargılamak yanlış bir yaklaşımdır.