İlk eleştiriler geldi: Örümcek-Adam Yepyeni Bir Gün yüzde 90 bandında
Film, ambargonun kalkmasından kısa süre sonra Rotten Tomatoes’ta 70’i aşkın inceleme üzerinden yüzde 90’ın üzerine çıktı. Yeni eleştirilerin sisteme eklenmesiyle puan yüzde 89’a gerilerken inceleme sayısı 120’ye ulaştı. Metacritic’te ise 34 eleştirinin ağırlıklı ortalaması 70 olarak hesaplandı. Bu incelemelerin 26’sı olumlu, sekizi karışık kategoride yer alırken henüz doğrudan olumsuz olarak sınıflandırılan bir eleştiri bulunmuyor.
Ortaya çıkan tablo, gala sonrasındaki “Tom Holland döneminin açık ara en iyi filmi” yorumlarından biraz daha dengeli. Eleştirmenlerin büyük bölümü filmi başarılı buluyor ancak yapımın Marvel’ın alışılmış sorunlarından tamamen kurtulamadığı konusunda da birleşiyor.
Tom Holland’ın daha yetişkin Peter Parker’ı öne çıktı
Eleştirilerde en fazla övgü alan unsur Tom Holland’ın performansı oldu.
Spider-Man: No Way Home'un sonunda herkes tarafından unutulan Peter Parker, yeni filmde lise yıllarındaki neşeli ve çevresi kalabalık kahramandan oldukça farklı bir noktada bulunuyor. Artık New York’ta tek başına yaşayan Peter, eski arkadaşlarının kendisi olmadan hayatlarına devam etmelerini izlerken bütün varlığını Örümcek-Adam olmaya adıyor.
Eleştirmenler Holland’ın karakterin yalnızlığını, psikolojik baskısını ve yetişkinliğe geçişini önceki filmlerden daha güçlü yansıttığını belirtiyor. Rotten Tomatoes’ın ilk eleştirileri derlediği değerlendirmede, oyuncunun şimdiye kadarki en olgun, incelikli ve duygusal Peter Parker yorumlarından birini sunduğu görüşü öne çıkıyor.
Filmin en başarılı tercihlerinden biri de Peter’ın yaşadığı kayıpları yeni bir çoklu evren gösterisinin bahanesi hâline getirmek yerine, karakterin günlük yaşamına ve ruh hâline yansıtması olarak görülüyor.

Örümcek-Adam yeniden New York sokaklarında
Yepyeni Bir Gün, önceki filmin farklı evrenlerden gelen Örümcek-Adamları ve geçmiş yapımlara yapılan göndermeleri üzerine kurulu büyük ölçekli anlatısından uzaklaşıyor.
Yeni filmde Peter’ın New York sokaklarındaki suçlarla mücadele etmesi, şehirde yaşayan insanlarla kurduğu ilişki ve kahramanlığın gündelik sonuçları yeniden hikâyenin merkezine yerleşiyor. Bazı eleştirmenler filmi Tom Holland döneminin Spider-Man: Homecoming'den bu yana karakterin özüne en fazla yaklaşan yapımı olarak değerlendiriyor.
New York’un yalnızca arka plan olarak kullanılmadığı, filmin temel karakterlerinden birine dönüştüğü de ortak görüşler arasında. Örümcek-Adam’ın gökdelenler arasında süzüldüğü sahneler kadar sokak düzeyindeki karşılaşmalar ve Peter’ın şehirdeki yalnızlığı da filmin atmosferini belirliyor.
Eleştirmen Robbie Collin, gerçek bir Örümcek-Adam filminin aynı zamanda gerçek bir New York filmi olması gerektiğini belirtirken, Yepyeni Bir Günün bu iki kimliği bir araya getirmeyi başardığını yazdı.
Aksiyon sahneleri Marvel’ın son yıllardaki en iyileri arasında gösterildi
Filmin yönetmenliğini Shang-Chi and the Legend of the Ten Rings ile tanınan Destin Daniel Cretton üstleniyor.
Cretton’ın dövüş koreografisindeki tecrübesi, Örümcek-Adam’ın hareket tarzına uyarlanan daha fiziksel ve akıcı aksiyon sahnelerinde kendisini gösteriyor. Eleştirmenler özellikle yakın dövüş sekanslarını, pratik çekimlerden yararlanan sahneleri ve New York üzerinde geçen ağla süzülme görüntülerini övüyor.
Bazı incelemelerde aksiyonun Marvel Sinematik Evreni’nin son yıllarda sunduğu en başarılı örnekler arasında bulunduğu, dövüşlerin yalnızca bilgisayar efektlerine dayanan büyük patlamalar yerine karakterlerin farklı yeteneklerine göre tasarlandığı belirtiliyor.
Cretton’ın aksiyonu duygusal anlatının önüne geçirmeden kullanması da olumlu karşılanan tercihlerden biri oldu.
Zendaya filmin duygusal merkezinde
MJ rolüyle geri dönen Zendaya da eleştirmenlerden güçlü yorumlar aldı.
Peter ile MJ arasındaki ilişkinin önceki üç filmden tamamen farklı koşullarda yeniden kurulması, yapımın en etkili bölümlerinden biri olarak gösteriliyor. Peter geçmişte yaşanan her şeyi hatırlarken MJ’nin onu tanımaması, iki karakter arasındaki sahnelere tek taraflı bir özlem ve kayıp duygusu kazandırıyor.
The Guardian, Zendaya’nın performansının filmi bilindik süper kahraman kalıplarının üzerine taşıdığını ve karakterin süper güçlere sahip olmamasının hikâyeye daha yetişkin bir duygusal ağırlık kattığını belirtti. The Times da Holland ile Zendaya arasındaki sahneleri filmin en güçlü taraflarından biri olarak değerlendirdi.
Eleştirilerde Peter Parker merkezli anlatının çalışmasında Zendaya’nın performansının belirleyici olduğu görüşü sık sık tekrarlanıyor.

Çoklu evrenden uzaklaştı ancak Marvel bağlantılarından kurtulamadı
Filmin en fazla eleştirilen tarafı ise anlatısının giderek kalabalıklaşması.
Yepyeni Bir Gün ilk bölümlerinde yalnızlık, kimlik ve sokak düzeyindeki kahramanlık üzerine daha kişisel bir Örümcek-Adam hikâyesi kuruyor. Ancak ilerleyen bölümlerde yardımcı karakterlerin, Marvel bağlantılarının ve gelecekteki yapımlara yönelik hazırlıkların artması filmin odağını zaman zaman dağıtıyor.
Bazı eleştirmenler, yapımın çoklu evren anlatısından uzaklaşmasını olumlu bulmasına rağmen Marvel’ın her filmi daha büyük bir hikâyeye bağlama alışkanlığını geride bırakamadığını düşünüyor. Rotten Tomatoes’ın eleştiri derlemesinde filmin “kendi iyiliği için gereğinden fazla bağlantılı” hâle geldiği ve başlangıçtaki kişisel hikâyenin daha büyük Marvel ağına çekildiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor.
Metacritic’te yayımlanan incelemelerde de filmin fazla dolu senaryosu ve bazı hikâye unsurlarını sonraki yapımlara bırakması eleştiriliyor. Buna rağmen finalin kendi içinde tatmin edici bir noktaya ulaştığı ve olası devam filmlerine gerçek bir merak bıraktığı belirtiliyor.
Yüzde 90 puan filmin 9 üzerinden 10 aldığı anlamına gelmiyor
Rotten Tomatoes’taki yüzde 90’a yakın oran, eleştirmenlerin filme ortalama dokuz puan verdiği anlamına gelmiyor.
Tomatometer, olumlu kabul edilen profesyonel eleştirilerin toplam incelemelere oranını gösteriyor. Dolayısıyla yüzde 89’luk puan, eleştirmenlerin yüzde 89’unun filmi genel olarak başarılı bulduğu anlamına geliyor. Metacritic ise incelemelere verilen puanların ağırlıklı ortalamasını hesaplıyor.
Bu nedenle Rotten Tomatoes’taki yüksek onay ile Metacritic’teki 70 puan birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo oldukça açık:
Eleştirmenlerin büyük bölümü Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Günü beğeniyor ancak filmi kusursuz veya tartışmasız bir başyapıt olarak görmüyor.
İlk sosyal medya tepkilerinden daha dengeli bir tablo
Filmin gala gösteriminin ardından yayımlanan ilk yorumlar, yapımı sık sık Tom Holland’ın en iyi Örümcek-Adam filmi olarak tanımlamıştı.
Tam eleştiriler bu iddiayı tamamen ortadan kaldırmasa da daha ölçülü bir değerlendirme sunuyor. Tom Holland’ın performansı, Zendaya ile kurulan duygusal bağ, New York’a dönüş ve aksiyon sahneleri geniş ölçüde başarılı bulunuyor. Buna karşılık uzun süre, kalabalık senaryo ve Marvel’ın geleceğine yönelik hazırlıklar filmin puanını aşağı çeken başlıca unsurlar olarak sıralanıyor.
Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün, ABD’de 31 Temmuz 2026’da sinemalarda gösterime girecek. Film 2 saat 25 dakika sürecek.
Tom Holland’ın Örümcek-Adam’ı çoklu evrenden çıkıp yeniden mahallesine dönmüş olabilir. Ancak eleştirmenlere göre Marvel, Peter Parker’ın sırtına yalnızca New York’un değil, gelecekteki filmlerin yükünü de bindirmekten hâlâ vazgeçmiş değil.







