Cinemark ilk kez 1 milyar doları geçti: Rekorun gizli kahramanı korku filmleri oldu
Sinema salonlarının pandemi sonrasındaki toparlanması, yalnızca milyar dolarlık Hollywood filmlerinden gelmiyor.
Yaklaşık 500 sinema ve 5 bin 500’den fazla salon işleten Cinemark, 2026’nın ikinci çeyreğinde tarihinde ilk kez üç aylık gelirini bir milyar doların üzerine çıkardı. Şirketin toplam geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 artarak 1 milyar 86 milyon dolara, net kârı ise 139,4 milyon dolara ulaştı.
Bu sonuç, Avengers: Endgamein gösterime girdiği 2019’un ikinci çeyreğinde kaydedilen yaklaşık 958 milyon dolarlık önceki rekoru da geride bıraktı. Ancak yeni rekoru ilginç hâle getiren, Cinemark’ın yalnızca büyük stüdyo filmlerinden güç almaması oldu.
Milyar dolarlık filmler salonları doldurdu
Kuzey Amerika gişesi 2026’nın ikinci çeyreğinde 2,97 milyar dolara ulaşarak pandemiden bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11’lik artış anlamına geliyor.
The Super Mario Galaxy Movie, Michael ve Toy Story 5, hem dünya çapındaki milyar dolarlık performansları hem de Cinemark salonlarına sağladıkları yoğun seyirci trafiğiyle çeyreğin büyük taşıyıcıları arasında yer aldı.
Cinemark’ın gişe gelirleri 540 milyon dolarla şirket tarihinin en yüksek seviyesine çıkarken, üç aylık dönemde dünya genelinde 63,7 milyon seyirci salonlara geldi.
Ancak şirket yönetiminin açıklamalarına göre, beklenen büyük filmlerin yanında iki sürpriz korku yapımı rekorun şekillenmesinde kritik bir rol oynadı.
750 bin dolarlık Obsession dev filmlerden daha kârlı hâle geldi
Curry Barker’ın yaklaşık 750 bin dolar bütçeyle çektiği Obsession, festivalden satın alınan küçük bir korku filmi olarak gösterime girdi. Film daha sonra Kuzey Amerika’da 261 milyon dolara ulaşarak sinema işletmecileri için beklenmedik bir gelir kaynağına dönüştü.
Bir filmin gişe hasılatının tamamı sinema salonunda kalmıyor. Bilet gelirleri, dağıtımcı stüdyo ile sinema işletmecisi arasında sözleşmeye göre paylaşılıyor. Bu oranlar kamuoyuna açıklanmasa da yüksek bütçeli ve büyük talep göreceği öngörülen filmlerde stüdyolar genellikle gişeden daha yüksek pay alabiliyor.

TheWrap’ın sektör uygulamasına ilişkin aktardığına göre, The Super Mario Galaxy Movie gibi büyük stüdyo yapımlarında sinemaya kalan oran daha düşük olabilirken, Obsession gibi düşük bütçeli ve başlangıçta sınırlı beklenti bulunan filmler işletmecilere daha avantajlı şartlar sağlayabiliyor.
Bu nedenle Obsessionın beklenmedik gişe başarısı, Cinemark açısından bazı milyar dolarlık filmlerden daha yüksek kâr marjı yaratmış olabilir.
Bu, filmin toplam gişesinin büyük yapımlardan fazla olduğu anlamına gelmiyor. Fark, her bilet satışından Cinemark’a kalan payın daha avantajlı olabilmesinden kaynaklanıyor.
Backrooms genç izleyicileri sinemaya taşıdı
Kane Parsons’ın internette yayımladığı kısa videolardan doğan Backrooms da ikinci çeyreğin en büyük sürprizlerinden biri oldu.
Yaklaşık 10 milyon dolara çekilen film, ABD ve Kanada’da ilk hafta sonunda 81,5 milyon dolar kazanarak A24 tarihinin en büyük açılışına imza attı. İlk hafta sonu seyircilerinin yüzde 86’sının 35 yaşın, yarısından fazlasının ise 25 yaşın altında olması dikkat çekti.
Backrooms ile Obsessionın ortak özelliği, geleneksel Hollywood sisteminden değil, YouTube ve internet kültüründen doğmalarıydı. İki film de içerik üreticilerinin daha önce çevrim içi ortamda kurduğu genç takipçi kitlesini doğrudan sinema salonlarına taşıdı.
Cinemark CEO’su Sean Gamble, şirket verilerinin özellikle genç izleyicilerde güçlü bir artış gösterdiğini söyledi. Gamble’a göre 25 yaş altındaki seyircilerin sinemaya gitme sıklığı geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 20 yükseldi.
Bir korku filmi başka filmlere de seyirci kazandırıyor
Cinemark yönetimine göre genç seyircilerin salona gelmesi yalnızca izledikleri korku filmine gelir sağlamıyor.
Sean Gamble, Obsession ve Backrooms gibi yapımların hazır ve genç bir izleyici kitlesine sahip olduğunu belirterek bu kişilerin sinemaya geldiklerinde gösterimdeki diğer filmleri de keşfettiklerini söyledi. Gamble, seyircilerin daha sonra farklı yapımlar için yeniden salona dönmesinin olumlu bir döngü yarattığını ifade etti.
Bu durum, korku sinemasının işletmeciler açısından neden özel bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Türün filmleri çoğunlukla daha düşük bütçelerle hazırlanıyor, genç seyirciye hitap ediyor ve arkadaş gruplarıyla yapılan toplu izlemelere uygun bir salon deneyimi sunuyor.
Üstelik bu seyirciler yalnızca bilet almıyor. Film öncesinde veya sırasında yiyecek, içecek ve film bağlantılı ürünler için de harcama yapıyor.
Büfe geliri 433 milyon dolara çıktı
Cinemark’ın ikinci çeyrekteki yiyecek, içecek ve ürün satışlarından elde ettiği gelir yüzde 15 artarak 433,3 milyon dolara ulaştı.
Seyirci başına ortalama yiyecek ve içecek harcaması 6,80 dolar olarak kaydedildi. Şirket ayrıca film temalı ürün satışlarında da tarihinin en yüksek çeyrek sonucunu açıkladı.
Cinemark’ın gelir modelinde büfenin önemi, bilet satışlarından farklı olarak bu gelirin büyük bölümünün doğrudan sinema işletmecisine kalmasından kaynaklanıyor.
Bu nedenle Backrooms ve Obsession gibi genç seyircileri kalabalık gruplar hâlinde salonlara çeken filmler, yalnızca gişe rakamlarıyla değil, mısır, içecek ve diğer ürün satışlarıyla da şirketin sonuçlarını büyüttü.
Sinema ekonomisinde yeni yıldız düşük bütçeli korku olabilir
2026’nın ikinci çeyreği, büyük Hollywood filmlerinin sinema salonları için hâlâ vazgeçilmez olduğunu gösterdi. Premium salonlar, yüksek bilet fiyatları ve geniş dağıtım kapasitesi nedeniyle Mario, Michael ve Toy Story 5 gibi yapımlar rekor gelirin temelini oluşturdu.
Ancak Obsession ile Backrooms, işletmecilerin yalnızca büyük stüdyoların takvimine bağlı kalmak zorunda olmadığını ortaya koydu.
Düşük maliyetle hazırlanan, internette mevcut bir takipçi kitlesine sahip olan ve beklenenin çok üzerinde gişe yapan bir korku filmi; uygun gelir paylaşımı, genç seyirci ve yüksek büfe harcaması birleştiğinde sinema zinciri için dev yapımlardan daha verimli hâle gelebiliyor.
Cinemark’ın ilk milyar dolarlık çeyreği bu nedenle yalnızca sinema salonlarının toparlandığını göstermiyor. Aynı zamanda bu toparlanmanın eski formülle gerçekleşmediğini de ortaya koyuyor.
Rekorun afişinde milyar dolarlık filmler bulunuyor olabilir. Fakat kasanın arkasında, yalnızca 750 bin dolara çekilen bir korku filmi de duruyor.







