Charly Clive, HBO'nun Rooster'ının Yıldızı: "Henüz Başladığım"
The Hollywood Reporter
İngiliz oyuncu Charly Clive, Bill Lawrence ve Matt Tarses'in rekor kıran komedisi Rooster'da Katie Russo karakteriyle dikkat çekerek sesini duyurmaya başladı. 33 yaşındaki oyuncu, The Hollywood Reporter'a verdiği röportajda, dizinin sezon finalesinde neler olacağını, zorlu bir endüstrinin iniş çıkışlarını ve sonunda yakaladığı fırsatı tartışırken şöyle diyor: "Dinleyin, Steve Martin'e de zaman aldı. Steve Carell'e de zaman aldı. Eğer Stevelere zaman aldıysa, belki de Charlylere de zaman alır."
Clive, Londra'da yaşadığı halde New York'un canlı komedya sahnesinde yaklaşık beş yıl geçirmişti. Sahnede, Steve Carell'in oğlu Greg'in kızı Katie Russo rolünü oynayan ve Phil Dunster ile yaşadığı çalkantılı ilişkiyle diziye adeta çıkmazlık yaşatan Clive'nin İngiliz oluşu birçok izleyiciyi şaşırtabilir. Meksikalı-Amerikalı annesi sayesinde sahip olduğu kusursuz Amerikan aksanı, batı sahili profesörü kimliğine sorunsuz geçişini kolaylaştırmıştır. Çocukluğundan beri Amerikan komedyenlerini —"Steve Martin benim Kuzey Yıldızım ama pusula Steve Carell"— takip etmesi de bu başarıda etkili olmuştur.
Clive'nin HBO'ya gelmesine giden yol, tutarlı ve çeşitli projelerle dolduydu. New York'tan ayrılmak zorunda kaldığı dönemde beyni üzerindeki benign bir tümör teşhisi konuldu. "Bunun bitti demek olduğunu düşündüm. Sanırım ben sadece hastalanan bir kız oldum ve bu da artık benim en tanımlayıcı yanım oldu" diye anlattı. En iyi arkadaşı Ellen Robertson'ın önerisiyle tanısından bağlantılı bir komedi gösterisi hazırladılar ve Edinburg Fringe Festivali'ne "Britney" adlı programlarıyla gittiler. Bu program, tümörün adından esinlenmiş —ki tümör de pop yıldızı Britney Spears'tan adını almıştı.
Büyük fırsatı olacağını sandığı an 2019'da geldi: Channel 4'ün "Pure" dizisinde OCD hastası Marnie'yi oynayan Clive, oyunculuğun zorlayan yanlarını hissetti. Kabul görmekte zorlanmış ve "Beş kişi seninle aynı görünüyor" gibi tepkiler almıştı. Rol mükemmelse bile, dizi ikinci sezonu almadı. İlk şok sonrası çalışan oyuncu, kendi iradesiyle yazmaya ve sahnede yer almaya yöneldi. "Pure'den sonra herhangi bir iş almadığım ikinci yıldan sonra insanlar bana hala oyuncu musun diye soruyordu. Ben de 'Hayır, ben yazar'ım' dedim" diye özetledi.
Zorlu yolculuğuna rağmen Clive, oyunculuk kariyerine değer veren birisi olarak meydanda kalmaya karar vermiştir. "Rooster, sahip olduğum en büyük iş olsa bile bana hiçbir şeyi garanti etmiyor" diyor Clive. "Ancak Londra'da bir pub'ın çatısında veya bodrumunda, Çarşamba akşamı gelen 40 kişiye komedi yapmanın kendine ait istikrarı vardır. Komedi her zaman bir yapışma noktası olacak" diye ekliyor, "çünkü başka her şey tesadüfe bağlı."