Babylon 5, Star Trek ve Star Wars'tan Daha Büyük Bir Bilim Kurgu Şaheseri
Collider
Bilim kurgu türü, popüler kültürün dokusunu şekillendiren pek çok harika dizi doğurmuştur. Star Wars büyük perdeden küçük ekrana başarıyla taşınırken, Star Trek da Star Trek: Strange New Worlds gibi yapımlarla televizyondaki yerini sağlamlaştırmıştır. The Expanse ve Silo gibi yeni diziler de suyun başında konuşulan yapımlar haline gelmiştir. Ancak gerçekten de aynı ilgiyle tartışılması gereken bir bilim kurgu dizisi vardır: Babylon 5. J. Michael Straczynski tarafından yaratılan Babylon 5, yalnızca iyi yapılmış bir bilim kurgu dizisi değildir; aynı zamanda modern televizyon hikaye anlatımının şekillenmesinde önemli rol oynamış öğeleri göstermektedir.
Babylon 5, Dünya İttifakı ve çeşitli uzaylı türleriyle diplomasi merkezi olarak işlev gören isimsiz uzay istasyonunda geçmektedir. Burası evrenin dört bir yanından insanların buluştuğu ve bağ kurduğu bir yer olmalıydı; ancak Babylon 5'in mürettebatı kısa sürede çeşitli çatışmaların içinde bulmuştur. İstasyonun ilk komutanı Jeffery Sinclair (Michael O'Hare), aslında Minbari ırkı için büyük önem taşıyan bir figür olan Valen olduğunu öğrenmiştir. İkinci komutan John Sheridan (Bruce Boxleitner) ise, Gölgeler olarak bilinen gizemli varlıklarla ilgili kehanetlerin merkezinde yer almıştır. Gölge Savaşı boyunca hükümetlerde kargaşalar yaşanmış, telepati yoluyla sabotajlar gerçekleşmiş ve Sheridan, insanlığı kurtarmak için Dünya İttifakı'na karşı bir isyan yönetmek zorunda kalmıştır.
Straczynski Babylon 5'i yazarlık kariyerinin erken döneminde geliştirmiş olsa da, onu hayata geçirmesi uzun yıllar almıştır. Anı kitabı "Becoming Superman"da, diziyi WB'ye sunma sürecinin ayrıntılarını paylaşmıştır ve bu oldukça zorlu bir yolculuk olmuştur. WB yöneticilerine diziyi sunmadan önce Straczynski bir dişini kırmış ve acıyı dindirmek için bir tencere dolusu buzlu su içmiştir. Bu durum ağzında uyuşma hissine yol açmış olsa da, yöneticileri diziye yeşil ışık vermesine ikna etmeyi başarmıştır. Ancak Star Trek, özellikle de Star Trek: Deep Space Nine'ın ortaya çıkması yeni bir engel oluşturmuştur. Babylon 5 gibi, Deep Space Nine de uzay istasyonunu ana operasyon merkezi olarak almış ve komutanı kehanetli bir savaşın merkezinde konumlandırmıştır.
Straczynski, Paramount'un doğrudan Babylon 5'i taklit ettiğini düşünmemiş olsa da, Deep Space Nine'ın kendi dizisinden önce yayına girmesine kızgınlığını dile getirmiştir. "Warner PR makinesi 24 saat boyunca çalışsa bile, tüm izleyicilerin yarısının Deep Space Nine'dan sonra çıkan bu diziyi sadece son dakika yapılan bir taklit veya kopyası olarak göreceğini çok iyi biliyorum" yazmıştır. Babylon 5 böyle bir dezavantaja rağmen, zamanının çok ilerisinde anlatım teknikleri ve karmaşık arkaplan hikâyeleriyle bilim kurgu televizyonuna olağanüstü bir katkı sunmuştur.