1980'lerin En İyi 10 Bilim Kurgu Filmi
Collider
1980'ler, bilim kurgu sinemasının altın çağlarından biriydi ve bu dönemde çekilen filmler türün tüm tarihinde en başarılı eserler arasında yer almaktadır. Leos Carax'ın Mauvais Sang'ından Terry Gilliam'ın Brazil'ine, Steven Spielberg'in E.T. the Extra-Terrestrial'ından Katsuhiro Otomo'nun Akira'sına kadar birçok kült klasik bu dönemde ortaya çıkmıştır. 1980'ler, yüksek bütçeli blockbuster filmlerinin yükselişe geçtiği, teknolojik imkanların sinema sanatını dönüştürdüğü bir devredir.
Fransız yönetmen Leos Carax'ın ikinci uzun metraj filmi Mauvais Sang (Kötü Kan), Paris'te geçmekte ve sevgisiz cinsel ilişkiye sahip olan insanları enfekte eden ölümcül bir virüs temasını işlemektedir. Filmde, yalnız bir kişi güçlü bir antidot çalmaya çalışırken ortağının sevgilisine aşık olur. Carax'ın çoğu eserinde olduğu gibi Mauvais Sang da bazı izleyiciler için fazla eksantrik olabilir, ancak romantik tonu, şiirsel hikayesi ve unutulmaz görsel dili sayesinde bilim kurgu meraklıları için vazgeçilmez bir yapıt konumundadır.
Brazil, yönetmen Terry Gilliam tarafından çekilen ve Orwell'ın 1984'ü andıran distopik bir karamsarlık sunmaktadır. Monty Python'ın ünlü yönetmeni Gilliam'ın imzası taşıyan bu Kafkaesk, absürdist komedisi, bürokrasi, teknokrasi ve kitlesel hükümet gözetimini keskin bir şekilde ele almaktadır. Filmde yer alan satirik ton, 1980'lerde olduğu kadar günümüzde de geçerli olan temalarla dikkat çekmektedir.
Steven Spielberg, modern aksiyon-macera filmlerinin tanrısıdır ve 1982'de E.T. the Extra-Terrestrial ile o dönemin en yüksek hasılatlı filmi olma başarısını elde etmiştir. Bu aile dostu ve duygusal yapıt, uzaylı teması işleyen en etkili bilim kurgu filmleri arasında kabul edilmektedir ve Spielberg'in tüm imzalarını taşımaktadır.
Katsuhiro Otomo'nun yönettiği ve aynı isimli 1982 mangasından uyarlanan Akira, anime sinemasının en öncü eserlerinden biridir. Distopik bir metropolde geçen bu kiberpunk başyapıtı, kaynak materyalden farklı bir hikaye sunsa da, atmosferi ve manga'nın çekiciliğini kusursuz şekilde aktarmaktadır. Şiddetli, hızlı paced ve hayal gücü açısından sınırsız olan Akira, modern animasyonu sonsuza dek değiştiren önemli bir eser olarak kabul edilmektedir.
1980'ler boyunca çekilmiş olan bu filmler, bilim kurgu türünün en parlak dönemini temsil etmektedir. İster Spielberg'in sıcak, aile dostu anlatısı olsun, ister Carax'ın şiirsel özü ya da Gilliam'ın absürdist dünyası, hepsi de sinema tarihinde kalıcı izler bırakmıştır. Bu dönemin bilim kurgu eserleri, teknolojik olanakları hayal gücüyle birleştirerek türün en iyi örneklerini ortaya koymakta ve bugün bile izleyicileri etkilemeye devam etmektedir.