Blade Runner 2049’un üzerinden elli yıl geçmiştir. Replikantların gerçekleştirdiği ayaklanmanın ardından Los Angeles’ın güç dengesi tamamen değişmiş, insanların hâkim olduğu eski düzen sona ermiştir. Bir zamanlar insanlara hizmet etmek için üretilen replikantlar artık şehrin yönetiminde söz sahibiyken insanlar giderek ikinci sınıf vatandaşlara dönüşmüştür.
Cora, hayatının büyük bölümünü kaçak olarak geçirmiş ve hayatta kalabilmek için sürekli farklı kimliklere bürünmüştür. Kendisinin ve kardeşinin geleceğini güvence altına almak isteyen genç kadın, son bir kimliği daha üstlenerek Blade Runner olmaya karar verir.
Cora’nın yolu, ömrünün bitmesine yalnızca birkaç gün kalan replikant Blade Runner Olwen’le kesişir. Birbirlerine güvenmek için hiçbir nedenleri bulunmayan ikili, şehrin dengesini bozabilecek bir gerçeği taşıyan firarinin peşine düşmek zorunda kalır.
Başlangıçta sıradan bir av gibi görünen görev, Los Angeles’ın yeniden doğuşu ve insanlar ile replikantlar arasındaki savaş hakkında saklanan daha büyük bir komplonun kapılarını açar. Cora ve Olwen gerçeğe yaklaştıkça, insan olmanın biyolojik bir kökenden mi yoksa verilen kararlardan mı kaynaklandığını yeniden sorgulamaya başlar.














