R-Rated Gizem Filmlerinin En İyileri
Collider
R-rated gizem filmleri, gerçeğin çirkin yüzünü daha cesur bir şekilde ele alabiliyor. Bu tür filmler, obsesyonun peşinden gittiği yerlerde daha güvenli olanların yumuşatacağı alanlara dalarak, şiddet, cinsellik, yas, yolsuzluk ve psikolojik hasar gibi unsurları ekranda rahatça sergileyebiliyor. Bu filmler, izleyiciyi sadece "Kim yaptı?" sorusuyla bırakmakla kalmayıp, arayışın kendisini tehlikeli hale getiriyor.
Öne çıkan yapımlardan biri olan Shutter Island, U.S. Marshal Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve yeni ortağı Chuck Aule (Mark Ruffalo) ile birlikte, akıl hastalarının bulunduğu uzak bir hastanede kaybolan bir hastayı bulma çabalarını konu alıyor. Bu sırada, kapalı alanlar, düşmanca doktorlar ve sırları saklamak için tasarlanmış bir yerle karşılaşarak, izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Filmin gizeminin bağımlılık yapıcı olmasının nedeni, Teddy'nin yasına sıkı sıkıya bağlı kalması. O sadece Rachel Solando'nun peşinde değil, aynı zamanda acısının hala savaşabileceği bir gerçeklik versiyonunu da arıyor. Dachau anıları, Dolores'in rüyaları ve Dr. Cawley'nin (Ben Kingsley) sakin kontrolü, adayı Teddy'nin etrafında sıkıştırarak gerilimi artırıyor. Filmin sonunda ise, tüm hikaye bir yalan gibi görünmeye başlıyor ve izleyiciyi Teddy'nin son seçimiyle baş başa bırakıyor.
Diğer bir dikkat çekici yapım ise The Girl with the Dragon Tattoo. Lisbeth Salander (Rooney Mara), gazeteci Mikael Blomkvist (Daniel Craig) ile birlikte, zengin bir İsveç ailesinin kaybolan kızı Harriet Vanger'ın yıllar önceki kayboluşunu araştırmak üzere görevlendiriliyor. Bu dava, onları aile fotoğrafları, İncil ayetleri ve Nazi tarihine kadar uzanan karanlık bir geçmişe sürüklüyor. Lisbeth'in istismarcı koruyucusuna karşı intikamı, izleyiciyi derinden etkileyen bir hikaye sunuyor ve onun karakterinin neden bu kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.