Star Wars: Maul - Shadow Lord, Revenge of the Sith'in En İyi Karanlık Taraf Sahnelerini Geçti
Screen Rant
Star Wars evreninde Anakin Skywalker'ın karanlık tarafa geçişi, uzun yılların hikaye anlatısının doruğu ve Darth Vader'a dönüşümünün trajik bir düşüşüydü. Revenge of the Sith filminde gerçekleşen bu dönüm noktası, karanlık taraf düşkünlüğü konusunda hala altın standart olarak kabul edilse de, yeni Star Wars dizisi Maul - Shadow Lord şu an tamamen farklı ve etkileyici bir karanlık taraf yolculuğu sunmaktadır.
Darth Sidious olarak da bilinen Palpatine sayesinde, Anakin Skywalker'ın karanlık tarafa geçişi bir gecede olmamıştır. Sinsi tohumlar yıllar boyunca ekilmiş ve Revenge of the Sith filminde son darbeyle doruk noktasına ulaşmıştır. Buna karşılık, Maul - Shadow Lord'da Maul'un İmparatorluk Çağı'nda kendi öğrencisini farklı koşullarda baştan çıkarmaya çalıştığını görmekteyiz.
Daha çok hikaye beklense de, Maul - Shadow Lord'un Palpatine'in Anakin Skywalker'ı karanlık tarafa nasıl çektiğine dair Revenge of the Sith'in en iyi anlarından birini geçtiği söylenebilir. Palpatine, Anakin ile olan bağını yıllar boyunca güçlendirmiş, kendisini güvenilir bir rehber olarak konumlandırırken aynı zamanda sessizce Jedi Düzeni'ne ve Anakin'in onlara olan bakış açısına zarar vermiştir. Revenge of the Sith olaylarına geldiğinde, zaten zemin hazırlanmıştı.
Anakin'in Count Dooku'yu öldürdüğü anından sonra, Palpatine Skywalker'ı karanlık tarafa çekmeye ciddi olarak başlar ve çok sayıda bahaneden vazgeçerek doğrudan karanlık tarafın gücünü sunmaya başlar. Bu, Palpatine'in meşhur "Darth Plagueis'in Trajedisi" hikayesini anlattığı ikonik Mon Calamari opera sahnesiyle başlar. Burada Anakin'e sevdiklerinin ölümünü önleme gücüyle okşanırken, aynı zamanda Jedi'ların onu geri tuttuğuna ikna edilir. Anakin'in Mace Windu'yu öldürmesiyle doruk noktasına ulaşan bu baştan çıkarma, sonunda ona Darth Vader olarak kendini sundurmaktadır.
Shadow Lord'da ise Maul'un genç bir Jedi'yi baştan çıkarmak için tamamen farklı bir yol izlemesi gerektiğini görmekteyiz. Palpatine'in aksine, Maul'un Devon Izara ile yıllar süren bir güven ilişkisi kurması mümkün değildir. Ayrıca, Devon'un onun karanlık ünü ve tehlikeli olduğunu bilmesi durumu da Maul'u zorlamaktadır. Maul, true nature'ını tamamen gizlemeye çalışmak yerine, farklı bir strateji uygulamaya başlamıştır.