Romantasy Türü Severler İçin İzlenecek 10 Kore Dizisi

Screen Rant

Article image
Romantasy türü son yıllarda dünya çapında popülarite kazanmış olsa da, Kore dizi endüstrisi için yeni bir konsept değildir. Son on yıldır fantastik unsurları büyüleyici bir aşk hikayesiyle harmanlayan kitaplar, diziler ve filmler giderek artmaktadır. "A Court of Thorns and Roses" gibi bestseller romanlardan "Outlander" gibi ünlü televizyon dizilerine ve "The Shape of Water" gibi blockbuster filmlere kadar romantasy, her türde ortaya çıkabilen ve her geçen yıl daha popüler hale gelen bir alt türdür. Kore dramları ise bu trendin öncüsü konumundadır ve sektör en sevilen romantasy dizilerinin birçoğunun kaynağını oluşturmaktadır.

Romantasy konsepti aslında Kore dizilerinin temel taşlarından biri olmuştur. BookTok tarafından popülarite kazanmadan çok önce, "My Love from the Star" ve "Oh My Ghost" gibi diziler fantastik unsurlarkla sıradan aşk hikayelerini başarıyla birleştirmiştir. Hatta tüm zamanların en iyi Kore dizi çiftlerinin birçoğunun mutlu sonlarının ardında bir tür sihir veya fantastik unsur vardır. Endüstri sürekli gelişim gösterse de, romantasy gibi klasik troplara yeni açılımlar getirilmeye devam edilmektedir ve bu sayede çok sayıda başarılı eserin ortaya çıkması mümkün olmaktadır.

Batı romantasy romanları genellikle peri benzeri yaratıklara odaklanırken, fantastik Kore dizi türü kendi konvansiyonlarına sahiptir. Bunlar arasında Asya folkloru ve mitolojisinden ilham alan mitolojik figürler yer almaktadır. En yaygını ise dokuz kuyruklu bir tilki ruhu olan gumiho'dur. "My Roommate Is a Gumiho" ve "No Tail to Tell" gibi diziler bu konsepte farklı yorumlar getirse de, hiçbiri "Tale of The Nine Tailed"e eşit değildir. 2020 yapımı bu dizi, çoğu fantazi yapıtından çok daha karanlık bir atmosfer sunarken, başrol çiftinin yasak aşkına gerçek suspans ve inandırıcı çatışmalar katmaktadır. Kadın başrol karakteri, asırlardır tilki ruhu olarak yaşayan Lee Yeon (Lee Dong-wook) tarafından sevip kaybedilen tüm insanların bir yansıması olduğu için hikayeye buruk bir çekicilik katılmaktadır.

"While You Were Sleeping" ise tamamen farklı bir yaklaşım benimser ve tek bir fantastik unsuru aksi takdirde tamamen gerçekçi bir dünyaya sorunsuz bir şekilde entegre eder. Nam Hong-joo (Bae Suzy) ve Jung Jae-chan (Lee Jong-suk) arasındaki romansa, serinin başından itibaren zorluklar ve sıkıntılarla dolu olacağı anlaşılır. Her iki karakter de profetik rüyalar aracılığıyla geleceği görebilme yeteneğine sahiptir, ancak neler olacağını bilmek bunu değiştirmek için yeterli değildir. Bir polis memuru yardımıyla gazeteci Hong-joo ve savcı Jae-chan, kaderi yeniden yazıp dünyayı kehanetlerinden kurtarmak için birlikte çalışır ve bu mücadelenin ilerlemesiyle hem de aralarındaki çekim dirençe başlayamaz.

"Doom at Your Service" ise özünde kader karşı direniş ve ilahi iradenin reddi hakkında bir hikaye sunar. Tak Dong-kyung (Park Bo-young) terminal beyin kanserine yakalandığında, sakin editör kendisini karakteristiğine aykırı bir öfke krizine bırakır. Fakat o bunu bilmese de, bir Kore ölüm meleği olan Myulmang (Seo In-guk) dinlemektedir ve onun çaresizliğini dünyayı yok etmek için bir bahane olarak kullanmaya karar verir. Böylece kıyametçi bir öz keşif yolculuğu başlar ve ironik şekilde Dong-kyung kendisinin talihsizliğini en yakın danışmanı olarak bulur. Aralarında yakınlaştıkça Myulmang, asırlardır dünyanın sonunu bekleyen varlık, her şeyi sorgulamaya başlatan bir insana âşık olur. Dizi nispeten yeni olsa da aşk hikayesi anında evrensel bir değer kazanır.