Robert Rodriguez'in Mexico Üçlemesi: Yeniden İzlenmeye Değer Kült Western Filmleri

Collider

Article image
Robert Rodriguez'in Mexico Üçlemesi geleneksel Western filmlerinden oldukça farklıdır. El Mariachi, Desperado ve Once Upon a Time in Mexico'dan oluşan bu serileri karakterize eden şey, spaghetti Western'ların tutumunu ve oyunbazlığını taşıması, aynı zamanda çoğu Western'den daha şiddetli ve deneysel olmasıdır. Rodriguez, her üç filmde de Meksika'yı merkeze alan, alışılmadık ve izleyiciyi sürprizlerle karşılayan bir anlatı sunmuştur. Bu üçleme, The Lord of the Rings gibi sıkı bir hikaye bağlantısı taşımasa da, Edgar Wright'ın Cornetto Üçlemesi kadar tematik de değildir; aksine narrative ve tematik öğeleri dengeli bir şekilde harmanlamaktadır.

El Mariachi'nin başrol oyuncusu Antonio Banderas değil Carlos Gallardo'dur ve film, başkahramanın bir suçlu ile karıştırılarak şiddete doluşuna tanık olur. Daha sonra Desperado'da bütçe büyük ölçüde artar ve Mariachi, El Mariachi'deki kayıplarından sonra intikam peşindedir. Salma Hayek, Steve Buscemi, Cheech Marin ve Danny Trejo gibi oyuncular destekleyici rollerde başarılı performanslar sergilerler. Üçlemenin kapanışı olan Once Upon a Time in Mexico'da ise Johnny Depp, Mickey Rourke, Eva Mendes ve Willem Dafoe gibi A-sınıfı oyuncular görülmektedir; bu film Rodriguez'in Hollywood'da tam anlamıyla başarıya ulaştığının göstergesidir.

Rodriguez'in kariyer yolculuğu açısından El Mariachi özellikle ilginçtir. Yirmi üç yaşındayken sadece 7,000 dolar bütçeyle çekilmiş olan bu film, paranın bir kısmı Rodriguez'in kendisinin deney amaçlı ilaç testlerine katılarak kazandığı parayla finanse edilmiştir. Kevin Smith'in Clerks'u çekerken yaptığı gibi, o da milyonlar harcamadan risklice ve özgün bir şey yaratmıştır. Desperado ise Sam Raimi'nin Evil Dead 2'de yaptığı gibi, "Az parayla ne yapabildiğimi gördün, şimdi bana milyon ver ve seni hayrete düşür" mesajını veriyordu. Nitekim 7 milyon dolarlık bütçeyle çekilen Desperado, Rodriguez'in bu fırsatı stilince nasıl kullandığını göstermiştir.

Rodriguez, hem dönemin hem de sonrasında birçok ilginç projeye imza atmıştır. Spy Kids'ten Sin City'ye ve Alita: Battle Angel'a kadar değişken tarzlarda çalışmış olsa da, Mexico Üçlemesi onun sinematik kimliğini en iyi şekilde yansıtır. El Mariachi, Rodriguez'in filmdeki enerji ve yaratıcılık tarzına bir giriş niteliğindedir, Desperado bu tarzı geliştirir ve Once Upon a Time in Mexico, daha geniş bir kanvasta yapılmış ve giderek daha komedik hale gelmiş bir üçlemenin kapanışını sunar.

El Mariachi ve Desperado her ne kadar eksik yönleri olsa da kesinlikle yeniden izlenmeye değerdir. Desperado özellikle, hiçbir zaman durmayan bir aksiyon filmi olarak, seyircilere istediğini veren bir filmdir. Once Upon a Time in Mexico ise karışık bir yapıya sahip olsa da, bazı kısımları eğlencelidir ve diğer kısımları zorlansa da, sorunlu filmler zaman içinde eleştirel yeniden değerlendirmeler alabilir. Rodriguez'in Rebel Without a Crew kitabı veya film yorumları sayesinde bu üçlemeler hakkında daha derinlemesine bilgi almak da mümkündür. Sonuç olarak, bu serileri yok saymak yerine zaman zaman yeniden izlemek, sinema endüstrisine ilgi duyan herkes için değerli bir deneyim olabilir.