Rebecca Ferguson'lu Men in Black: International Streaming Platformlarında Sessiz Yükselişe Geçti
Collider
Men in Black: International, ilk çıkışında franchise yeniden başlatması olarak geniş ölçüde olumsuz karşılanmasına rağmen, streaming platformlarında ikinci bir hayat bulmaya başladı. Geçtiğimiz yılın başlarında film ABD'deki Starz platformunda yeniden ilgi çekerek, Fransa gibi yurtdışı streaming listelerinde de yükselişe geçti. Bu, filmin küresel çapta büyük bir başarısını göstermese de, orijinal üne kıyasla çok daha geniş bir kitle tarafından keşfedilmekte olduğunu ortaya koymaktadır.
Filmde Chris Hemsworth Agent H olarak, Tessa Thompson Agent M, Liam Neeson High T, Emma Thompson Agent O, Rebecca Ferguson Riza Stavros, Kumail Nanjiani Pawny ve Rafe Spall Agent C karakterlerini canlandırıyor. Kağıt üzerinde bakıldığında bu, özellikle Hemsworth ve Thompson'un Thor filmlerinin ardından yeniden bir araya gelmesiyle son derece çekici bir bilim kurgu komedisi ensemble'ıdır.
Collider'ın incelemesine göre Men in Black: International özünde iki yıldızının çekiciliğine bağlı kalmıştır. İkili arasındaki dinamizm, filmi aksi takdirde oldukça sıradan hissettirilebilecek aksiyon sahneleri ve hikaye unsurları arasında izleyiciyi tutuyor. İnceleme ayrıca, geniş dünya yapılanması, Pawny'nin eğlenceli desteği ve merkezi ikilinin doğal çekiciliği gibi unsurların filmi bir "kaçırılan fırsat" hissi vese de, yine de filmi izlenmeye değer bir eğlence haline getirdiğini belirtmiştir.
Hemsworth, Agent H rolünde temelde Thor Odinson'ın en "erkeksi" kişilik özelliklerini abartılı bir şekilde sunarak, iyi zamanlanmış smirk'ler, göz kırpışlar ve açık gömlek düğmeleriyle bunu silahlandırıyor ve yine de bizi kendisinden hoşlanmaya zorluyordu. Thompson'un rolü daha zordur; Agent M aynı anda son derece yetkin ve Men in Black'in bir tık hayranıdır. Thompson bu iki niteliği saf, kırıcı bir enerjiye dönüştürüyor ve bu da filmin komik kısmıdır.
Hemsworth + Thompson + dünya yapılanması kombinasyonu sayesinde, genel olarak film hakkında soğuk hissetse bile, Collider yazarı bu filme devam filminin yapılmasını şiddetle arzuladığını belirtmiştir. Bu da filmin, ilk tutulma başarısızlığına rağmen potansiyelini ve seyircileri cezbedebilme kapasitesini göstermektedir.