'Obsession' İzleyicileri İçin Öneri: Prime Video'daki 'Wishful Thinking' Bölümünü Kaçırmayın

Collider

Article image
Son zamanlarda orijinal korku filmleri yeniden popülerlik kazanıyor ve 'Obsession' bu alandaki en son hitlerden biri olarak büyük ekranı fethetmiş durumda. Ancak, orijinal fikirler her zaman gerçekten orijinal olmayabiliyor. Eğer "bir kızın benimle aşık olmasını istemek ama bunun sonucunda aşırı takıntılı ve cinayet işleyen biri haline gelmek" temasını seviyorsanız, Prime Video'da 'Supernatural' dizisinin 'Wishful Thinking' bölümüne göz atmalısınız. Bu bölüm, bahsedilen konsepti daha da ileriye taşıyor. 'Obsession' kadar kanlı veya korkutucu olmayabilir, ancak kesinlikle daha rahatsız edici.

Eğer 'Wishful Thinking' bölümünü henüz izlemediyseniz, hemen izlemeye başlamalısınız. 'Supernatural'ın dördüncü sezonuna aşina olanlar, hangi bölümden bahsettiğimizi biliyor. Hikaye, Sam (Jared Padalecki) ve Dean Winchester (Jensen Ackles) Concrete, Washington'a vardıklarında başlıyor. Burada, kasaba genelinde dileklerin gerçek olduğunu öğreniyorlar. Görünmez gençler kadın tuvaletlerini gözetliyor, genç kızların peluş ayıları canlanıyor ve bir çocuk zorbalara karşı savaşmak için süper güçler kazanıyor. Ancak belki de en korkutucu olanı, Wesley "Wes" Mondale'ın (Ted Raimi) okuldan beri aşık olduğu Hope Lynn Casey'den (Anita Brown) ölümsüz sevgi ve ilgi dilemesidir. Ancak, Wes'in "onun her şeyden çok sevmesini" istemesi, onu aşırı takıntılı bir nişanlıya dönüştürüyor; bu kişi, onları bir arada tutmak için gerekirse öldürebilir.

Dizinin bu bölümü, izleyicilere korkunun ve arzunun nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. 'Obsession' gibi yapımlar, bu tür hikayelerin ne kadar derin ve karmaşık olabileceğini ortaya koyuyor. 'Wishful Thinking', izleyicilere sadece korku dolu anlar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insan ilişkilerinin karanlık taraflarını da gözler önüne seriyor. Bu nedenle, 'Obsession' hayranlarının bu bölümü kaçırmaması gerektiği kesin.