Faces of Death Remakesi: Barbie Ferreira ve Dacre Montgomery'nin Üzerinde Fazla Dozda Şiddet İçeren Yapımı
The Hollywood Reporter
Yeni Faces of Death filiminin yapımcıları tanıtım materyallerinde, filmlerinin şiddete karşı artan duyarsızlaşmamız, şiddet içeren görselleri izlemenin bizi suç ortağı yapıp yapmadığı ve gerçek hayat cinayetlerine duyduğumuz gözü açık iştahı keşfettiğini iddia ediyorlar. Yapımcılar, içinde yaşadığımız "toksik medya ekosisteminin aynasını tutmak" istediklerini söylüyorlar. Kulağa çok etkileyici ve düşünceli gelse de, filmi şu şekilde tanımladıklarında oyunun altını çiziyorlar: "Bu, ikonik bir sömürü filminin sömürülmesidir."
1978 yılında yayınlanan orijinal Faces of Death, "mondo horror" olarak adlandırılan türün çarpıcı bir örneğidir. Sahte belgesel biçimindeki film, izleyicilere çeşitli ölümlerin grafik görüntülerini sunmuştur. Görüntülerin çoğu gerçek olsa da, önemli bir kısmı değişken kalitede yapay görseller içeriyordu. Düşük bütçeli film oldukça kârlı olmuş ve VHS üzerinde yayınlanması sonrasında kült filmi haline gelerek sayısız hayran kazanmıştır. Ayrıca birçok doğrudan video yayınlanan devam filmi ve türetilmiş yapımlar yaratmıştır.
Daniel Goldhaber tarafından yönetilen (Cam, How to Blow Up a Pipeline) ve Goldhaber ile Isa Mazzei tarafından ortak yazılan bu yeni film, çağının ruhunu taşır. Hikaye, YouTube benzeri bir video paylaşım sitesi olan Kino'da içerik moderatörü olarak çalışan Margo'nun (Euphoria'daki Barbie Ferreira) etrafında döner. Trajedik bir geçmişi olan Margo, kendi internet şöhretine kapılma deneyimi sonrasında, sitedeki sorunlu yükleri izleyerek bunların kalmayacağına karar verir.
Margo, videolardaki elektrik çarpması ölümü gibi grafikgörselleri ve beyin yiyen akşam yemeklerini görmekle pek ilgilenmeyen bir üstatenle çalışır. Fakat Margo, bu videoların orijinal Faces of Death filmindekiler ile neredeyse aynı olduğunu fark ettiğinde, bunların gerçek olabilir mi diye şüphelenmeye başlar. Bir yorum yazarının "Bu beni Faces of Death'i hatırlatıyor" yazısı ipucu verir. Ofis kütüphanesinde filmin VHS kasetini bulup korkunç karşılaştırmalar yapmaya başlar.
Bu videoların seri katilin Arthur'un (Stranger Things'teki Dacre Montgomery) eseri olduğu ortaya çıkar. Kırmızı kontak lensler taşıyan, maskeli ve çorap giymiş Arthur, kız arkadaşlarını bodrum katında kafeslerde tutuyor. Margo onun metodunu anlayınca, kendisinin ortadan kaldırılması gerektiğine karar verir. Karşılaştıkları anda Arthur, "Benim işimden fan mısın?" diye sorar. Seri katil, dikkat çekmek için her yolu deniyken "Bu dikkat ekonomisi. Ve bebeğim, iş çok iyi gidiyor!" diye övünür.