Dune: Prophecy Yıldızı'nı Da Başrollü Dystopik Film 2073, HBO Max'te İkinci Yılda Viral Oldu
Collider
Oscar ödüllü yönetmen Asif Kapadia'nın deneysel bilim kurgu filmi 2073, sinema salonlarında başarısız olmasına rağmen HBO Max'te beklenmedik bir sahne comeback'i yaşamaktadır. Dune: Prophecy'nin Samantha Morton ve Star Wars: The Rise of Skywalker'ın Naomi Ackie'sini başrolünde barındıran film, kitlesel gözetim, iklim değişikliği ve siyasi baskı altında hayatta kalan insanları konu almaktadır. 2024'te vizyona giren eser, Venedik Uluslararası Film Festivali'nde gösterilmiş ve yapımcı Neon tarafından dağıtılmıştır.
Kapadia'nın bu deneysel yapıtı, ünlü Fransız yönetmen Chris Marker'ın 1962 klasiği La Jetée'ye bir saygı duruşu olarak tasarlanmıştır. Film, dystopiyatik bir geleceği tasvir eden oyuncuları, dünyanın nasıl çöküştüğünü gösteren arşiv görüntüleriyle harmanlamaktadır. The Numbers'ın verilerine göre, 2073 sinema salonlarında yalnızca 7.000 dolar hasılat elde etmiş ve dünya çapında da 50.000 doları aşkın gelir sağlayamamıştır.
Film, vizyona çıktığında karışık eleştiriler almış ve Rotten Tomatoes'ta yüzde 48 puanında kalmıştır. Eleştirmenlere göre 2073 "görsel olarak çarpıcı ve ara sıra ürkütücü olsa da, ağır moralist tonu, tekrarlanan dystopik kalıpları ve bitkinlik havası onu eğlenceli hale getirmekte başarısız kalmaktadır." Zayıf sinema performansına ve karışık değerlendirmelere rağmen, film şimdi streaming platformunda hızla yükseliş yaşamaktadır.
FlixPatrol'un raporuna göre, 2073 küresel HBO Max sıralamasında bir haftanın üzerinde beş en çok izlenen film arasında yer almaya devam etmektedir. Bu dönem içinde film, Anaconda, Nobody 2 ve Den of Thieves 2: Pantera gibi yapımlarla rekabet etmektedir. Filmin ani popülarite kazanması, izleyicilerin dystopik ve siyasi temalarla ilgilenmeye devam ettiğini göstermektedir.
2025 yılında yayınlanan ve benzer tematik ve stilistik öğeleri barındıran Raoul Peck'in Orwell: 2+2=5 adlı filmi ise 2073'e kıyasla çok daha iyi eleştiriler almıştır. Bu yapım Rotten Tomatoes'ta yüzde 83 puana sahip olup, totalitarizmin insanlık üzerindeki uzun vadeli etkilerini uyarıcı bir şekilde anlatmaktadır. Her iki film de günümüzün siyasi ortamında bu tür uyarıcı öykülerin ne denli değerli olduğunu ortaya koymaktadır.