David Bowie'nin Unutulan 3 Klasik Rock Şarkısı
Collider
David Bowie'nin ölümünün üzerinden on yıl geçmiş olsa da, müzik dünyası onun yokluğunu her gün hissediyor. Thin White Duke'un sayısız hiti müzik tarihini sonsuza dek değiştirmiş olsa da, bazı şaheserler ne yazık ki diğer muazzam başarılarının gölgesinde kalmış ve unutulmuştur. 1970'lerden gelen bu parçalar, Bowie'nin en ünlü şarkılarıyla aynı dönemde yayınlanmış olduğundan, maalesef hak ettikleri ilgiyi görememiştir. "Starman" veya "Life on Mars" gibi şarkıları bilmek için Bowie'nin büyük bir hayranı olmak gerekmiyor olsa da, çoğu insan bu derinlemesine kesintileri tanımayacaktır.
Bu makalede bahsedilen şarkılar, bluzdan funk'a kadar değişen farklı stiloloji sunar ve Bowie'nin öncü doğasının kanıtıdır. Bowie'nin yeniden dinlenmeyi hak eden üç unutulmuş şarkısı bulunmaktadır. Kasım 1972'de David Bowie ve bant, Seattle'daki başarılı konserlerinin ardından Phoenix'e gitmek üzere yola çıkmıştır. Bant gece treni ile çöl bölgesinden geçmiş, bu inanılmaz derecede romantik sahne Bowie'yi ilham vermesine neden olmuş ve "Drive-In Saturday" şarkısını yazmasına yol açmıştır.
O gizemli gece hakkında Bowie şöyle söylemiştir: "Görünüşe göre treni sadece çöldeki bu bölümden gece geç saatlerde geçiriyorlarmış. Ama uyumaya gitmemen gerektiği vakitte uyumazsanız, aniden 17 ya da 18 muazzam gümüş kubbesi olan ayın ışığında görmek mümkün oluyor." Bu vizyonu gördükten sonra Bowie, 2033'te kurgulanan post-apokaliptik bir dünyayı hayal ettiği bilim-kurgu ilham almış bir şarkı yazmıştır. Bu şarkı, Bowie'nin çeşitli müzik stillerinde iyi çalışma yapma kapasitesinin mükemmel bir örneğidir ve gerçekten de yeniden keşfedilmeyi beklemektedir.