Daredevil: Born Again'de Michael Gandolfini, Daniel Blake'in Ölümünün 3. Sezon'u Nasıl Etkileyeceğini Açıkladı

Collider

Article image
Daredevil: Born Again'in 2. sezon finali öncesinde yayınlanan 7. bölüm "The Hateful Darkness", Michael Gandolfini'nin canlandırdığı Daniel Blake karakterinin trajik sonu ile izleyicileri derinden etkiledi. İlk Disney+ sezonundan beri Daniel Blake, Wilson Fisk'in (Vincent D'Onofrio) çevresinde kendini kanıtlamaya çalışırken, hiç tam olarak anlayamadığı ve çok geç fark ettiği bir sistemin içinde giderek kaybolmuştur.

Bölümün sonunda, Karen'ın (Deborah Ann Woll) duruşmasından sonra Daniel, Fisk'in siyasi kontrolü sıkılaştırırken BB'yi (Genneya Walton) tehlikeden kurtarmak için panik içinde harekete geçer. Fakat Buck onu acımasızca öldürür. Daniel'in ölümü özellikle üzücü olmasının nedeni, son anlarında BB'nin hayatını kurtarmasına ve kahraman olmaya rağmen, kendi işlediklerinden hesap verebilir olmasıdır. Korku ve suçluluk içinde, nihayet ne kadar uzağa gittiğini itiraf eder. Gandolfini, karakterin bu son dönüşümde tam olarak anladığı anı vurgulamıştır.

26 yaşındaki oyuncu için belirleyici an, Daniel'in "Sadece Fisk ve Buck değil. Ben de varım. Çıktım ve Buck ile bir cesedi gömdüm, bunu bildiğimi bilmek istemiyorum" dediği sahnedir. Gandolfini'ye göre, bu, karakterin çok ileri gittiğini tam anladığı kritik noktadır. Daniel'in son sahnelerinde BB'yi korumaya çalışması ve ondan çıkmasını söylemesi, Born Again'in ona net bir vedaş veya büyük bir kurtuluş anı sunmadığını gösterir.

Gandolfini, bu karmaşıklığın ölümü işlevsel hale getirdiğini ve Daniel'in "her şeyin ortasında" öldüğünü, hayatının hiçbir parçasının çözülmediğini açıklamaktadır. Sezonun bu öncesi bölümünde, bu çözülmemiş his tam olarak Daredevil: Born Again için tasarlanmıştır. Daniel ne bir şehit ne de bir deha olarak ölür, sadece Fisk'in karanlığına çok yakından çekilmiş biri olarak ölür.

Gandolfini, Marvel'ın kendisine sunduğu fırsattan ve karakterin gerçek bir arc yaşamasından duyduğu derin tatmini paylaştı. Ona göre Daredevil, Matt ve Foggy'nin dostluğu veya Ben Urich ile Karen gibi insan ilişkilerinin önemini vurgulayan nadir bir Marvel projesidir. Seride özel güçlere sahip olmayan ancak dünyada büyük bir etki yaratan kahramanlar olmadığında bile, karakterler aynı derecede önemlidir. Bu denli gerçekçi bir hikaye anlatabilmiş olması, çalıştığı yetenekli oyuncular ve seriye kattığı etki için kendisini çok şanslı hissetmektedir.