Robert Zemeckis'in Unutulan WWII Romantizmi Allied Artık Ücretsiz Yayında

Collider

Article image
Robert Zemeckis tarafından 2016 yılında çekilen Allied, cilalı, romantik ve eski Hollywood yıldız enerjisine derin bağlılığı olan bir film olarak dikkat çekiyor. Filmde istihbarat subayı Max Vatan ile Fransız Direniş savaşçısı Marianne Beauséjour'un Casablanca'daki bir görev sırasında başlayan aşkı, evlilik hayatına ve güven çatladıktan sonra çok daha karanlık yerlere dönüşüyor. Şimdi bu yapım tamamen ücretsiz olarak izlemeye açıldı.

Allied hiçbir zaman bazılarının beklediği büyük prestij favorisi olmamış olsa da, bu durum filmi günümüzde ilginç kılıyor. Film, eski Hollywood görkemini ön plana çıkardığında en iyi sonuçları veriyor. Brad Pitt ve Marion Cotillard harika görünüyor, savaş zamanı ortamı gerçek bir atmosfere sahip ve duygusal merkez filmle ilgili halk tarafından kabul edildiğinden daha güçlü. Bu büyük, yakışıklı bir melodram ve bunu kucaklamaktan dolayı daha da iyileşiyor.

Pitt ve Cotillard'ın yanı sıra oyuncu kadrosunda Jared Harris (Sherlock Holmes: A Game of Shadows), Simon McBurney (Tinker Tailor Soldier Spy, Mission: Impossible - Rogue Nation), Lizzy Caplan (Mean Girls, Cloverfield), Daniel Betts (War Machine, Fury) ve Matthew Goode (Watchmen, The Imitation Game) gibi sanat yönetmenler yer alıyor. Harris Frank Heslop karakterini canlandırırken, McBurney S.O.E. Görevlisi olarak görülüyor.

Filminin ilk yarısı, Pitt'in Max'i ile Cotillard'ın Marianne'i arasında evli çift gibi davrandıkları tehlikeli bir görev sırasında gerilimli bir savaş zamanı romantizmi kurguladığında en iyi sonuçları veriyor. Stil, atmosfer ve sizi içine çeken yeterli gizem barındırıyor. Collider'ın incelemesine göre, Allied güçlü bir öncülü, şık eski tarz görünümü ve iki çekici başrol oyuncusu olmasına rağmen hiçbir zaman tamamen bir bütün haline gelmiyor. İlk kısım, gergin bir savaş aşkı kurgulamakta en iyi işlev görürken, ikinciş taraftaki karmaşık olay örgüsü bazen yönünü kaybediyor.

Bu yapım, tarih ve kişisel drama arasında dengeyi kurma çabasına rağmen, izleyiciler açısından belki de beklenenin altında kalmış olsa da, sinemanın duygusal potansiyelini ve eski sinema dilini modern sunum yoluyla hatırlatması açısından değerlidir. Zemeckis'in özgün görüntüsü ve müzik seçimleri, filmi eğlenceli ve düşündürücü kılmaktadır.