Barry Levinson, 'Sleepers'in 30. Yılında Filmin Çevresindeki Tartışmaları Hâlâ Anlayamıyor
The Hollywood Reporter
Barry Levinson, 30 yıl sonra bile "Sleepers"ın etrafında yaşanan tartışmaların filmin ana mesajından uzaklaştığına inanıyor. Lorenzo Carcaterra'nın aynı adlı kitabından uyarlanan Sleepers, dört gencin 1960'ların sonunda bir serbest sıcak yemek için yapılan maceraları sırasında bir masumu neredeyse öldürmesiyle başlıyor. Bunun sonucunda dört arkadaş, Wilkinson Home for Boys'a gönderilerek 6 ile 18 ay arasında dört görevli tarafından cinsel ve fiziksel istismara maruz kalıyor.
Film daha sonra 1981'e atlayarak, dört arkadaştan ikisinin – John Riley (Ron Eldard) ve Tommy Marcano (Billy Crudup) – bir restorandaki eski istismarcıları Sean Nokes'i (Kevin Bacon) bulup vurmalarını anlatıyor. Diğer iki arkadaş – The New York Times'ta bir muhabiri olan Lorenzo "Shakes" Carcaterra (Jason Patric) ve Başsavcı Yardımcısı Michael Sullivan (Brad Pitt) – tutuklanan ikisinin masumiyetini kanıtlamak ve yaşadıkları kurumun yozlaşmışlığını ortaya koymak için çalışmaya başlıyor.
Levinson, filmin yayınlandığı sırada Carcaterra'nın "Sleepers"in kendi gerçek hayat hikâyesine dayandığı iddiasının sorgulayan tartışmaların ön plana çıktığını belirtiyor. Yazar, isimleri ve tarihleri değiştirmelerine rağmen hikâyenin temelinin gerçek olduğunu iddia etse de, eleştiriler filmin kurumsal istismara karşı verdiği mesajını zayıflatmış. Levinson, The Hollywood Reporter'a "Film neden gerçek mi değil mi olduğu döngüsüne yakalanıyor? Bu bir hikâye. Daha da garip şeyler vardır" diye konuşuyor ve yeni 4K/Blu-ray versiyonunun çıkışını destekliyor.
Filmin tartışmalı bir diğer yönü, Robert De Niro'nun oynadığı Peder Bobby'nin mahkemede yalan söylemesiyle ilgilidir. Birçok eleştirmen, kutsal kitapla yemin eden bir papazın asla yalan söylemeyeceğini düşünmüştü. Ancak filmin genellikle göz ardı edilen bir detayı, Peder Bobby'nin de çocukluğunda Wilkinson'da zaman geçirmesidir. Bobby'nin tutsaklığa neden olan yalan söylemesi, sadece iki arkadaşının intikam cinayetlerinden kurtulmasına değil, aynı zamanda Wilkinson'daki istismarı gizleyen herkesi ortaya çıkarmaya da hizmet etmiştir.
Levinson, tartışmaların "bir papazın mahkemede yalan söyleyip söylemeyeceği" konusuna takılıp kaldığını söylüyor. "Bunu tartışabilirsiniz elbette, ancak filmin konusu bu değil. Çok daha geniş bir yapıt" diyerek, filmin herhangi bir tarafı savunmaya yönelik olmadığını vurguluyor. Levinson, söyleşisinde orta bütçeli filmlere yönelik büyük stüdyoların ilgisinin azalmasından ve ileride yeni film çekeceği hakkındaki sorulara da yanıt veriyor.